HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2020/264 Esas, 2020/274 Karar sayılı kararı ile İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/20 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/20 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2020/20 Esas, 2021/23 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2020/20 Esas, 2021/23 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... hakkında re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanıklar ... ve ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 3. Mahkûmiyete yeterli
somut delil bulunmadığına, 4. Ele geçen madde miktarının kullanım sınırlarında olduğuna, 5. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, 6. Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına ilişkindir.
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 4. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 5. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 4. Diğer sanıklarla iştirak iradesi olmadığına, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 09.10.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildi.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 26.05.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildi.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 11.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildi.
D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 26.07.2019 ve 08.11.2019 tarihli eylemleri yönünden, ele geçen ve kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeleri kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine, ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna veya diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin içeriği tam olarak belirlenemeyen telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı sabit olan fiilinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
E. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Oluşa ve dosya içeriğine göre; 08.11.2019 tarihinde sanıklar ..., ... ve ...'in içinde olduğu araçtan ...'in dışarı attığı poşet içerisinde ele geçen ve kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduklarına dair sanıkların savunmalarının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiillerinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A), (B) ve (C) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin ve sanıklar ... ile ...'in, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanık ...'in 09.10.2023; sanık ...'in 26.05.2022; sanık ...'in 11.08.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz istemlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinden vazgeçme nedeniyle dava dosyalarının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADELERİNE,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) ve (E) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin ve sanıklar ... ile ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanıkların SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadıkları takdirde salıverilmelerinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Haklarındaki mahkûmiyet hükümlerini temyiz istemlerinden vazgeçen sanıklar ..., ... ve ...'e SİRAYETİNE, bozma nedenine göre sanıkların SALIVERİLMELERİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadıkları takdirde salıverilmelerinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
26.07.2019 tarihli eylem yönünden
a) Sanıklar ... ve ...'in isimleri, ...'in kendisini basın mensubu olarak tanıttığı, 35 HC 607 plakalı Volkswagen Cady marka araçla Bozdağ ve Kiraz ilçelerinden torbacılara satmak için uyuşturucu madde almaya gittikleri yönünde somut ve ayrıntılı istihbari bilgi olması,
b) Yapılan fiziki takipte söz konusu aracın istihbari bilgi ile uyumlu olarak suç tarihinde belirtilen güzergahta seyrettiği,
c) Fiziki takip sonrası araç durdurulduğunda aracın ön camında muhtemel takip ve uygulamalardan kolayca kurtulmak için "Anadolu Basın Yayın Birliği - Basın" ibareli kartın konulmuş olması,
d) Araçta yoğun esrar kokusu alınması üzerine usulüne uygun olarak yapılan aramada yolcu koltuğu altında görünür şekilde net 427,905 gr. esrar elde edilebilecek 950,9 gr. kenevir bitkisinin ele geçirilmesi,
e) Sanık ...'ın esrarı diğer sanık ... ile birlikte aldık demesine rağmen, sanık ...'in yoğun bir şekilde kokmasına ve görünür şekilde olmasına ve aracı kendi kullanmasına rağmen esrardan haberi olmadığı şeklindeki çelişkili beyanları,
f) Hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanık ...'in temyizden vazgeçmesi, birlikte değerlendirildiğinde somut ve ayrıntılı istihbari bilgi, bilgi ile uyumlu fiziki takip, ele geçen esrarın miktarı hususları nazara alındığında eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu mahkûmiyet kararında isabetsizlik bulunmadığı düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz.08.11.2019 tarihli eylem yönünden
a) Reis veya başkan lakabıyla bilinen ...'ın Ödemiş ve Beydağ ilçelerinden organize ettiği kişilerle satmak için esrar maddesi getireceği, bu amaçla arkadaşı olan ... ve babası ...'i önden gönderip esrarı temin ettirdiği daha sonra diğer arkadaşı ... ve yeğeni ...'i de organize ederek öncü artçı şeklinde esrarı getirecekleri şeklindeki somut ve ayrıntılı istihbari bilgi bulunması,
b) İstihbari bilgi ile uyumlu yapılan fiziki takipte içerisinde ... ve ...'ın olduğu ... plakalı araç ile içerisinde ..., ... ve ...'in bulunduğu ... plakalı aracın arka arkaya seyrettikleri yolda öncü aracın bazen artçı aracın arkasına geçtiği, ara ara yolda arka arkaya durdukları yine uygulama noktalarına her iki aracın arka arkaya geçmiş olması ve her iki aracın uygulama noktasından kaçmaya çalışması,
c) Sanık ...'ın babası olan sanık ...'in yakalandıklarında diğer sanıklar ... ve ...'e olay tutanağına geçtiği üzere "Daha önce size söylediğim üzere otu içmelik aldık. Bu madde bizimdir, ...'la alakası yoktur diyeceksiniz." şeklindeki beyanı,
d) Artçı araç olan ... plakalı aracın arka koltuğunda oturan sanık ...'in içerisinde esrar olan paketi arabadan atacağı sırada kolluk görevlilerince müdahale edilerek poşetin ele geçirilmiş olması,
e) Artçı araçta net 399,92 gr. esrar elde edilebilecek 999,8 gr. kenevir bitkisinin ele geçirilmesi,
f) Sanık ...'in kollukta birlikte aldık şeklinde beyanda bulunmasına rağmen baskı yaptıkları için o şekilde beyanda bulundum aslında uyuşturucu ile ilgim yok şeklindeki mahkemede döndüğü beyanı,
g) Sanık ...'ın her iki olayda da asli fail olarak bulunması,
h) Kullanmak amacıyla esrar almak için öncü - artçı araçlarla hareket etmenin mantıklı bir açıklaması olmadığı gibi suç konusu esrarın savunmalarının aksine sanıklarca paylaşılmayıp tek paket halinde olması,
Birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin suçun vasfına yönelik uygulamasında isabetsizlik olmayıp mahkûmiyet kararlarının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz. 05.06.2024