SUÇLAR: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet,
Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜMLER: 1.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan
beraat, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet
2.Sanıklar ..., ..., ...,
... ve ... hakkında 5607
sayılı Kanun'a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından
mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
1.Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstekleri Yönünden;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanacağı cihetle,
Sanıklar hakkında Dairemizin 10.09.2015 tarihli bozma ilamından sonra 31.05.2017 tarihinde iddianame düzenlendiği ve sanıklar hakkında açılan davanın Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/176 Esas sırasında kayıtlıyken, ana dosya olan temyize konu 2010/149 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, adı geçen sanıklar yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçen bir hüküm bulunmadığı, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra 28.09.2021 tarihinde verilmiş olan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmıştır.
2.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, sanık ... hakkında sahtecilik suçundan verilen beraat hükmü ile sınırlandırıldığı tespit edilmiştir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, gümrük müşaviri olan sanığın sorumluluğunun bulunmadığına, sanığın ithalatçı firma tarafından ibraz edilen belgelere göre beyanname düzenlediğine ve her iki suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın yalnızca taşımacılık faaliyeti yaptığına, kaçakçılık kastının olmadığına, re'sen gözetilecek nedenlerle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, gerçeğe aykırı değer beyanının söz konusu olmadığına, sanığın eşyanın serbest bölgedeki fiyatını bilemeyeceğine, ithale konu eşyanın gerçek değerinin tespit edilmediğine ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
5.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç tarihini kapsayan dönemde askerlik görevini yaptığına, atılı suçları işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
A.Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstekleri Yönünden;
Sanıklar hakkında Dairemizin 10.09.2015 tarihli bozma ilamından sonra 31.05.2017 tarihinde iddianame düzenlendiği ve sanıklar hakkında açılan davanın Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/176 Esas sırasında kayıtlıyken, ana dosya olan temyize konu 2010/149 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, adı geçen sanıklar yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçen bir hüküm bulunmadığı, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra 28.09.2021 tarihinde verilmiş olan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmıştır.
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan "Mahkûmiyet" Hükümleri Yönünden ve Sanık ... Hakkındaki "Beraat" Hükmü Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, son suç tarihinin 22.01.2010 olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz inceleme gününde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
C.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan "Mahkûmiyet" Hükümleri Yönünden
... İthalat İhracat Pazarlama Turizm ve Tic. Ltd. Şti. adına Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 25.12.2009 tarihli ve ... sayılı SDGB (serbest dolaşıma giriş beyannamesi) ve ... Gümrük Müdürlüğünce tescilli 22.01.2010 tarihli ve ... sayılı SDGB muhteviyatı eşyaların Bulgaristan’dan ithal edilmek üzere beyan edildikleri ancak bir ihbar üzerine Gümrük İdaresince yapılan araştırmada; ithal edilmek istenen eşyaların daha önce ... Kollektif Şirketi ... ve Ortağı Kollektif Şirketi tarafından Bulgaristan’daki “...” isimli firmaya gönderilen aynı eşyalar olduğu, taşımanın sanık ...'nın yetkilisi olduğu ... Taşımacılık ve Dış Tic. Ltd. Şti. firmasına ait (5) tır aracı ile 18.12.2009 günü ...; ...; ...; ... ve ... nolu tır karneleri kapsamında yapıldığı ve Kapıkule sınır kapısından Bulgaristan’a çıkışın gerçekleştiği, aynı eşyaların bu kez Türkiye’de ... isimli firmaya satışının yapıldığı gerekçesi ile Bulgaristan’daki gümrük işlemlerinin yapılmasını müteakip, yine aynı tırlar ile 24.12.2009 günü Hamzabeyli Gümrük kapısından ...; ...; ...; ... ve ... nolu tır karneleri kapsamında Türkiye’ye girişinin yapıldığı, Halkalı Gümrük Müdürlüğünde 25.12.2009 tarihli ve ... sayılı SDGB tescil edildiği, SDGB ekinde Bulgaristan'daki ... firmasınca düzenlenmiş olan 14 kalemde 4812 kap, 19.604 adet 151.954.00 USD değerinde, muhtelif cins elektronik eşya içeriğindeki 22.12.2009 gün ve 009 nolu faturanın ibraz edilerek 110.708 USD tutarındaki kısmının düşülerek ithalinin gerçekleştirildiği, geriye kalan 41.246 USD değerindeki kısmının ise Halkalı Gümrük Müdürlüğünden 05.01.2010 tarih ve ... sayılı transit beyannamesi kapsamında ... Gümrük Müdürlüğüne gönderildiği ve ... Gümrük Müdürlüğünden 22.01.2010 tarih ve ... sayılı SDGB'nin tescil edildiği, bu
aşamada eşya ile ilgili olarak ihbar nedeniyle düşük kıymet beyan edilmiş olduğundan eşyaların ithaline izin verilmediği, incelemeler sonucunda ithalat için SDGB ekinde ibraz edilmiş olan 22.12.2009/009 tarih ve sayılı ... firmasına ait fatura ile Trakya Serbest Bölgesinden ... Kollektif Şirketi ... ve Ortağı firmasının Bulgaristan’daki ... firmasına düzenlemiş olduğu 14.12.2009/140530 sayılı faturaların karşılaştırılması sonucunda; faturalar üzerindeki eşyaların cins ve adetlerinin aynı olduğu, ancak birim fiyatlarının değişik olduğu, böylece vergilendirmeye esas toplam değerinin 683.942.79 USD olması gerekirken 151.954.00 USD olarak beyan edilmek suretiyle toplam 531.988,79 USD tutarında düşük gösterildiği, ayrıca Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 25.12.2009 tarihli SDGB'nde eşyaların menşeilerinin Çin olmasına rağmen Bulgaristan olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 25.12.2009 tarihli SDGB'ne konu eylemleri nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 22.01.2010 tarihli SDGB'ne konu eylemleri nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince cezalandırılmaları, temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında ise 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
Dosyada bulunan 18.09.2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; dava konusu eşyaların miktar ve cinsinin aynı oldukları, ancak kıymet yönünden fark bulunduğu, fatura tarihlerine göre (8) günlük süre içinde gerçekleştiği anlaşılan kıymet farkının vergilendirmeye esas teşkil etmek üzere Gümrük İdaresine ibraz edilmiş olan ... Ltd. Şti. faturasının (683.952,79 USD-151.954,00 USD = 531.998,79 USD) 531.998,79 USD tutarında düşük olmasından kaynaklandığı, bu tutarın; ... Gümrük Müdürlüğünce tescilli 22.01.2010 tarihli ve ... sayılı SDGB’ye isabet eden tutarının 115.861,14 TL; Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 25.12.2009 tarihli ve ... sayılı SDGB’ye isabet eden TL tutarı 686.698,27 TL olmak üzere toplamda 802.559,41 TL olduğu, olay sebebiyle ... Gümrük Müdürlünce tescili 22.01.2010-... sayılı SDGB için, toplam 30.014,99 TL, Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescili 25.12.2009-... sayılı SDGB için toplam 231.393,75 TL olmak üzere eksik ödenmiş ithalat vergilerinin toplamında 261.408,74 TL olduğu, ayrıca Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescili 25.12.2009-... sayılı SDGB için Kültür Bakanlığının ulusal banka hesabına ödenmesi gereken fark kıymet kaynaklı kültür kesintisi tutarı olan toplam 13.733,97 TL ile birlikte genel toplamda ödenmeyen eksik vergi tutarının 275.147,71 TL olduğu, dava konusu eşyanın toplam CİF değerin 1.031.057,80 TL, gümrüklenmiş değerinin de toplamda 1.376.216,94 TL olduğu tespit edilmiştir.
Sanık ... savunmasında, ... Ltd. şirketinde imza ortağı olduğunu, suça konu olan araçların firmalarına ait olduğunu, İstanbul Trakya'daki elektronik firmasından eşyaların alınarak Bulgaristan Plovdiv'e götürülmesinin bağlı oldukları acenta tarafından istenildiğini, taşıma ücreti karşılığı ... firmasından eşyaları alarak Bulgaristan'a gönderdiklerini, eşyaları Bulgaristan'a gönderdikten sonra Bulgaristan'daki alıcı firmanın eşyaları almaması üzerine gümrükte 3 gün bekleyip eşyaların ... firmasına iade olduğunu, olaya ilişkin faturalardaki miktarlardan hiç bir bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, ... firmasının ortağı ve yetkilisi olduğunu, dava konusu eşyaları 2007 yılında Çin'den yasal olarak getirttiklerini, eşyalar serbest bölgede iken bir kısmını ithal bir kısmını da Bulgaristan'daki ... isimli firmaya sattıklarını, ancak bu işlemlerin bir kısmında askerde olması nedeniyle olmadığını, ortağı Romen uyruklu Eduart'tan bu bilgileri aldığını, bu malların 2 yılı aşkın bir süre beklemesi nedeniyle demode olduklarını, bu nedenle değerlerinde satamadıklarını, Bulgaristan'daki ... isimli firmaya 150.000,00 USD karşılığı satış yapıldığını, ancak serbest bölgeden çıkış yapan eşyada daha düşük bir değer gösterilemediğinden fiyatını önceki fiyat gibi 690,000,00 USD olarak gösterdiklerini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, A karneli gümrük müşaviri olduğunu, dava konusu beyannamelerin 54 nolu sütunundaki imzanın kendisine ait olduğunu, ithalatçı olarak görünen ... firmasının tarafına tevdi ettiği belge ve bilgi doğrultusunda beyannameyi hazırladığını, suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir.
Sanık ... savunmasında, ... İthalat İhracat Pazarlama Tanıtım Turizm ve Tic. Ltd. Şti.nin imzaya yetkili ortağı olduğunu, ... firmasını tanımadığını, kendileriyle herhangi bir ticari ilişkilerinin olmadığını, Bulgaristan 'daki ... isimli firma ile internet üzerinden irtibat kurduklarını, eşyaların bir kısmını Halkalı Gümrüğünden çektiklerini, bir kısmının da ihtisas gümrüğünden çekilmesi gerektiğinden bunların da ... Gümrüğüne gönderildiğini, eşyaların daha önce de Türkiye'den Bulgaristan'a gittiğini bilmediğini beyan etmiştir.
Tanıklar R.T. ve Ö.Ç. kollukta alınan ifadelerinde, ... Taşımacılık firması sahibi olarak bildikleri ...'nın kendilerine ve diğer tır şoförlerine Çatalca Serbest Bölge'den yük alarak Bulgaristan'a götürmelerini istediğini, önce Plovdiv'de depo tutulacağının söylendiğini ancak depo tutulmadığını, serbest bölgeden aldıkları eşyayı aynı şekilde geri getirdiklerini, kendilerine bu eşyalarla Bulgaristan'a giriş yapmalarını, gümrükte beklemelerini ve eşyaları geri getirmeleri talimatını ...'nın verdiğini beyan etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamına göre, ... ve ... isimli firma yetkilisi olan sanıkların birbirlerini tanımadıkları ve dava konusu eşyaların serbest bölgedeki önceki durumuna ilişkin olarak bilgilerinin olmadığına ilişkin beyanları olsa da, garanti muafiyet belgesi temini için ilgili Bakanlık İl Müdürlüğüne ibraz etmiş oldukları 07.12.2009 tarihli ve 140360 sayılı proforma faturanın ... firması tarafından doğrudan ... firması adına düzenlenmiş olduğu, bir ön anlaşma niteliğindeki proforma faturadaki ürünlere ilişkin kalem sayısı, ürün cinsinin ve miktarının ... firmasınca Bulgaristan'da bulunan ... firmasına kesilen 14.12.2009 tarihli fatura ile birebir aynı olduğu, bu itibarla ... ve ... isimli firmaların dava konusu eşyaların ... firmasına gönderilmeden önce anlaşma içinde olduklarını ve sanıkların iştirak iradesi içerisinde hareket ederek sahte faturada ve bu faturaya dayanarak sahte beyanname düzenlemek suretiyle toplu halde kaçakçılık suçunu işledikleri görülmekle haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık ... hakkında mahkemenin bozma sonrası birleşen 2015/403 Esas sayılı dosyasına konu 09.06.2010 tarihli iddianame ile 22.01.2010 tarihli SDGB'ne konu eylem, ana dosyaya konu 30.06.2010 tarihli iddianame ile ise 25.12.2009 tarihli SDGB'ne konu eylem nedeniyle cezalandırılmasının talep edildiği, dosyada bulunan belgelerden ise sanığın sadece ... Gümrük Müdürlüğünce 22.01.2010 tarihinde tescilli ... sayılı SDGB’nin tescil tarihinde şirket ortaklığının bulunduğu gözetilerek 5607 sayılı Kanun'un 7423 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümleri yönünden sadece 22.01.2010 tarihli SDGB ile sınırlı olacak şekilde sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanık ...'nın diğer sanıklarla birlikte iştirak halinde toplu olarak atılı suçu işlemesi karşısında hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37 inci maddesi yollamasıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken suç vasfında hataya düşülerek 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince mahkûmiyetine hükmolunması,
3.Sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında olay tarihinde askerde olduğunu beyan etmesi ve Tekirdağ Askerlik Şubesi Başkanlığının 07.12.2011 tarihli yazısına göre sanık ...'ın 30.11.2009 ve 30.05.2010 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığının anlaşılması karşısında, sanığın usulüne uygun imza örneklerinin alınması, ilgili kurumlardan imza incelemesine esas olmak üzere imza örneklerinin temin edilmesi, ... şirketi tarafından düzenlenen 14.12.2009 tarihli fatura aslı ve ... şirketi tarafından düzenlenen 07.12.2009 tarihli proforma fatura aslı temin edilerek, söz konusu faturalarda şirket kaşesi üzerinde bulunan imzalar ile sanığın imza örnekleri arasında imza incelemesi yapılarak sanığın eli ürünü olup olmadığının tespitinden sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
4.Sanık ... hakkında mahkemenin bozma sonrası birleşen 2015/403 Esas sayılı dosyasına konu 09.06.2010 tarihli iddianame ile 22.01.2010 tarihli SDGB'ne konu eylem, ana dosyaya konu 30.06.2010 tarihli iddianame ile ise 25.12.2009 tarihli SDGB'ne konu eylem nedeniyle cezalandırılması talep edilmesine rağmen zincirleme suç hükümleri değerlendirilmeksizin sanık hakkında tek cezaya hükmolunması,
5.Dosyada bulunan ve hükme esas alınan 18.09.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu eşyaların tüm sevkiyat süreçlerinde ATR Dolaşım belgesi eşliğinde serbest dolaşımda olan eşya statüsünde olmaları nedeniyle gümrük vergisi muafiyetinden yararlanacakları ve gümrük vergisi oranının % 0 olarak uygulanacağı belirtilmesine rağmen, 09.01.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre ... firması tarafından ... şirketi adına düzenlenen ATR sertifikalarının geçerliliğinin bulunmadığı ve yanıltıcı belge niteliğinde oldukları, suça konu eşyaların gümrük vergisine de tabi olduklarının belirtilmesi karşısında, söz konusu raporlar arasındaki çelişki giderilerek suça konu eşyalar için sunulmuş ATR belgelerinin geçerli olup olmadıkları ve eksik alınmış gümrük vergisi olup olmadığı tespit edilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
6. 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanıklara yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanıkların yanıltılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
D.Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan "Mahkûmiyet " Hükümleri Yönünden
Gümrük müşaviri olan sanığın ... İthalat İhracat Pazarlama Turizm ve Tic. Ltd. Şti. adına Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 25.12.2009 tarihli ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ve ... Gümrük Müdürlüğünce tescilli 22.01.2010 tarihli ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerini düzenlediği, sanığın işlemlerini yürüttüğü firma tarafından ibraz edilen beyanname, fatura ve diğer evraklarda yer alan bilgilerden farklı veya bu bilgilere uymayan nitelikte beyanname düzenlediğine dair bir tespitin bulunmadığı, ilgili mevzuat hükmü uyarınca ancak beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlı sorumlu tutulabilecek sanığın, iş sahibi tarafından kendisine sunulan bilgi ve belgelere göre gümrük müşaviri olarak beyanname düzenleyerek idareye vermesi, iş sahibi tarafından sunulan belgelerde yer alan eşyayı görme ve dayanak belgelerin doğruluğunu araştırma yetki ve yükümlülüğünün bulunmamasına göre, sanığın savunmasının aksine diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış olup, yüklenen suçlardan sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstekleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, dava dosyasının, adı geçen sanıklar yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra 28.09.2021 tarihinde verilmiş olan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan "Mahkûmiyet" ve sanık ... Hakkındaki "Beraat" Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekili, sanıklar ... müdafii ve ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan "Mahkûmiyet" Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık ... hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
D.Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan "Mahkûmiyet" Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.