SUÇLAR: Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Katılan sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli, 2020/225 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli 2019/4076 Esas, 2020/454 Karar sayılı, ''Sanık ... hakkında mağdur ...’e yönelik öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde, 9 yıldan 15 yıla kadar ceza verilmesini öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması sırasında üst sınıra yakın bir ceza yerine yazılı biçimde 12 yıl ceza belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün mağdur ... hakkında düzenlemiş olduğu 04.04.2014 tarihli ve 2014/4226 sayılı raporuna göre, mağdurdaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olmadığı
anlaşıldığı halde, sanık ... hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi yerine yazılı biçimde 86/2. maddesi uygulanması suretiyle hüküm kurulması, sanık ... ve tanık İbrahim tartışırlarken, mağdur ...’un, sanık ...’in üzerine küfür ederek yürümesinin meydana getirdiği haksız tahrikin etkisi altında arkadaşları ... ve ... ile birlikte mağduru darp eden sanık ... hakkında hüküm kurulurken, 1/4 ile 3/4 arasında indirim oranı öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin asgari düzeyde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık ...'in sabıka kaydı dikkate alındığında, sanığın tekerrüre esas sabıkasının olduğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması, 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin iptal edilen bölümlerinin nazara alınması zorunluluğu'' nedenlerini içeren bozma ilamına uyularak;
A. Katılan sanık ... hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddeleri gereği 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Katılan sanık ... hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddeleri gereği 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrüre, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Katılan Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri; eksik incelemeye, öldürme kastının ve öldürmeyi gerektirecek husumet bulunmadığına, meşru savunmanın varlığına, eylem kasten yaralama suçuna vücut verdiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine, adil yargılanma ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, fazla ceza tayinine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri; Katılan sanık ...'e yönelik eylem kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan koşulları oluşmayan haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin uygulandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, vekalet ücretine ilişkindir.
1. Olay günü tarafların bir gece kulübüne eğlenmeye gittikleri, tanık İbrahim’in, katılan sanık ...'in arkadaşı olan tanık Merve Akkanat’ı rahatsız ettiği iddiasıyla başlayan münakaşanın kavgaya dönüşmesi üzerine katılan sanık ...'un temyiz dışı ... ... ve ... ...'in katılan sanık ...'a yumrukla vurduğu, adli tıp raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladıkları; katılan sanık ...'un da Bariş'i bıçak ile basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, meydana gelen pnömotoraks ve böbrek yaralanması yüzünden hayati tehlike geçirecek ve organlarından birinin sürekli işlevini yitirecek şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, katılan sanık ... müdafilerinin temyiz istemleri yönünden; ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin ve meşru savunmanın koşullarının bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, suçta kullanılan araç, darbe yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeleri, meydana gelen yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı,
Katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yönünden; dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, katılan sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, kastın yaralamaya yönelik olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli, 2020/225 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararında katılan sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz istemlerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.