1- Mahkemece eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptâli davasında verilen 23/03/2016 tarihli ilk kararda, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve davacı defterlerinin delil vasfı nazara alınarak davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 7.500 TL asıl alacak üzerinden devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

2- Mahkemenin ilk kararına karşı, davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 08/02/2018 tarihli, 2016/6071 E. ve 2018/486 K. sayılı ilamında; davalının ön inceleme duruşmasına çağrılması amacıyla çıkarılan tebligat bila tebliğ iade edilmiş olmasına rağmen, mahkemece davalıya yeniden usulüne uygun tebligat çıkarılmaksızın, yargılamaya devamla davalının hukuki dinlenilme ve savunma haklarının ihlal edilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3- Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 08/03/2019 tarihli ikinci kararda, davalının icra takibine itirazında borcu inkar ettiği, davacının faturaya konu malların karşı tarafa teslimini usulüne uygun ispat edemediği gibi faturaların davalıya tebliğ ya da teslim edildiğini de ispat edemediği, her ne kadar raporda; davalının ticari defterlerini ibraz etmediği belirtilerek davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının davalıdan alacaklı olduğu belirtilmişse de, davacının dava dilekçesinde münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanmış olmadığı, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmasının aleyhine yorumlanamayacağı, olayın niteliği itibariyle tanık ile ispat mümkün bulunmayıp, davacının yemin deliline de dayanmadığı, bu durumda davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4- Mahkemenin ikinci kararına karşı, davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 04/11/2019 tarihli, 2019/2226 E. ve 2019/4327 K. sayılı ilamında; davalının mahkemenin ilk kararına karşı verdiği temyiz dilekçesindeki beyanında, davacı defterlerinde kayıtlı bulunan ödemelerin takibe konu faturaya ilişkin olup olmadığının incelenmediğini belirtmek suretiyle, davacıya bir kısım ödeme yaptığını kabul ettiği, davacı ve davalı arasında akdi ilişkinin bulunduğunun kabulü ile; mahkemece konusunda uzman bilirkişi ile mahallinde keşif yapılarak faturaya konu imalâtların yapılıp yapılmadığının tespit ettirilmesi, yapılmış ise; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı dikkate alınarak, imalâtın yapıldığı yıl piyasa fiyatlarıyla bedellerinin tespit ettirilip, ödendiği anlaşılan 5.500,00 TL’nin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5- Mahkemece ikinci bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 14/09/2022 tarihli üçüncü kararda, davacı ile davalı arasında yazılı sözleşme bulunmaması nedeniyle imalatın yapıldığı yıl mahalli piyasa fiyatlarıyla değerinin belirlenmesi amacıyla keşif yapıldığı, bilirkişi heyeti raporunda imalatların fatura ile uyumlu olduğu belirlenip, iş bedelinin 9.060,16 TL olarak tespit edildiği, belirlenen bu bedelden ödenen 5.500,00 TL'nin mahsubuyla davacının talep edebileceği iş bedelinin 3.560,16 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibe itirazın kısmen iptaline, takibin 3.560,16 TL üzerinden devamına ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

6- Mahkemenin üçüncü kararına karşı taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve yine bozma ilamına uygun ve içerik itibariyle yeterli bulunan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmakla taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenlerden alınmasına, karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/06/2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.