Davanın usul ve esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal - tescil ve taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılarak kullanıcı şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun usul ve esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tapuda orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı bulunan Bursa ili Osmangazi ilçesi Yiğitali Köyü Değirmendere mevkii 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait 75 parselin devamı niteliğinde olup orman arazisi olmadığını, eylemli olarak da orman olmadığını, kadimden beri davacının ataları tarafında 75,76 ve 78 parsellerle bütün olarak kullanıldığını ileri sürerek, Hazine adına yapılan hatalı tescilin iptali ile 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması gereği bu yerin Hazine adına tarla vasfıyla tescilinin yapılarak beyanlar hanesinde kullanıcı olarak davacının gösterilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " davacının idareyi 2/B işlemi yapmak konusunda zorlayıcı nitelikte böyle bir dava açmakta hukuki yararının ve dolayısı ile aktif dava ehliyetinin bulunmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince; " davacının orman kadastrosunu iptal ettirecek hiç bir yasal yolu bulunmadığı gibi, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın orman rejimi dışına çıkartılması konusunda hukuki yarar ve aktif dava ehliyetinin de bulunmadığı, buna göre ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı " gerekçesiyle davacının istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.