Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebepleri; kararın temyiz edildiğine ilişkindir.
Yol kontrol ve arama noktasında, sanığın içinde bulunduğu çekiciye bağlı dorsede yüklü hasarlı aracın kasa kısmında sebze ve saman balyaları ile gizlenmiş şekilde 714 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, sigaraların kendisine ait olduğunu, ticari amacı bulunmadığını, içmek için aldığını, kazalı aracın ...'a ait olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Malen sorumlu ...'ın beyanında; aracın kendisine ait olduğunu, abisinin kullandığını, araç hasarlı olduğundan tamir amacıyla getirildiğini, aracın yarısına kendi mallarını koyduklarını, diğer yarısına ise sanık ...'nun mallarını koyduğunu, şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini belirttiği görülmüştür.
Malen sorumlu ...'ın beyanında; çekiciyi kendisinin kullandığını, dorsedeki hasarlı minibüsü nakliye amacıyla götürdüğünü, hasarlı aracın içinde kaçak sigara olduğunu bilmediğini, şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini belirttiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekli, ele geçen kaçak eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca birinci fıkradaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, isabetli bulunmamıştır.
Suçun işlenmesinde kullanılan ve müsaderesi talep edilen nakil araçları hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla "normal" olarak değerlendirilmesi gerekirken "pek hafif" olarak değerlendirilmesi suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması ve bahse konu kararın ertelenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.