Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın ... yönünden husumetten reddine, ... yönünden kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı ... vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ... hakkındaki davanın husumetten reddine, ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların 1999 tarihli 1/1000 ölçekli imar planında park ve yol olarak ayrıldığı, dava konusu taşınmazlardan 27 sayılı parsel taşınmaza fiilen el atılmadığı, diğer dava konusu 11,16 ve 20 sayılı parsellere fiilen ana arter olarak el atıldığı ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/330 esas, 2003/1115 karar sayılı kesinleşmiş ilamıyla bu kısımların bedellerine hükmolunduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/15-662/651 sayılı kararı da gözetilerek, imar planında park ve yol olarak ayrılan taşınmazlara fiilen el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle, bedelinin verilmesi doğru olduğu gibi, daha önceden kamulaştırmasız el atılan bölümlerinin bedelinin ödenmesine karar verilen 11,16 ve 20 sayılı parseller yönünden artık fiili imar uygulamasına başlandığı kabul edilerek, el atılmayan bölümlerinin bedellerinin ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmazlardan 27 parselin imar planına göre kısmen ana arter niteliğindeki ...Bulvarında kaldığı, diğer dava konusu taşınmazlara da daha öncesinde ...Bulvarı olarak kısmen el atılan yolun ana arter niteliğinde olması ve projenin bütünlüğü dikkate alınarak davada ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olması gerekirken, yazılı şekilde ... hakkında hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.