Taraflar arasında görülen davada ... 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2011/264-2012/188 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.05.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile dava dışı ...Ltd. Şti. arasında 11/07/2007 tarihinde, davalının Denizcilik Müsteşarlığı Tersaneler Genel Müdürlüğü'ne verdiği taahhütnameye dayanarak Milli Emlak Dairesi ile ... 8. Noterliği'nde 27/06/2007 tarihinde yaptığı kullanma izni sözleşmesindeki yükümlülükleri doğrultusunda, ... İli ... İlçesi, ... Adası mevkiinde bulunan ve davalı tarafından inşa edilmesi planlanan Tuzla Dalsan Tersane Liman Projesi'nde, yeri anlaşma ekindeki krokide belirtilen 50 metre denize cepheli toplam 8704 m2'lik alan üzerine inşa etmeyi ve tüm mevzuata göre gerekli izinler alındıktan sonra 30/08/2008 tarihinde alt kiracı sıfatıyla dava dışı ... Ltd. Şti'ye teslim etmeyi kabul ve taahhüt eden inşaat ve devir sözleşmesi imzalandığını, 31/12/2008 tarihinde davacı, davalı ve dava dışı .... Şti. arasında yapılan protokolle dava dışı şirketin yukarıda belirtilen sözleşmedeki tüm hak ve yükümlülüklerini davacıya devrettiğini, davalının da bu devri kabul ettiğini, devir sonrası yaptıkları inceleme sonucu 11/07/2007 tarihli anlaşmanın dayanağı liman projesinin Başbakanlık ... İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmayıp, en küçük tersanelerin 15.000 m2 kabul edilerek yeni proje yaptırılıp onaylandığının anlaşıldığını, bu duruma göre kiralamayı kabul ve taahhüt ettikleri 8.704 m2'lik alana yasal izinleri alabilecek bir tersane yapma imkanının kalmadığını, davalı ile yapılan görüşmelerde de bu durumun teyit edildiğini, 11/07/2007 tarihinde imzalanan sözleşme şartlarının yerine getirilmesinin davacı yönünden imkansız hale geldiğini ve BK'nın 117. maddesindeki unsurların oluştuğunu, davalıya sözleşmeyi yerine getiremeyeceklerini ve bugüne kadar ödedikleri 2.697.000 TL’yi iade etmeleri konusunda 11/01/2010 tarihli ihtarnameyi göndermelerine rağmen bu bedelin iade edilmediğini ileri sürerek, anılan bedelin 26/01/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 28/03/2012 tarihli dilekçe ile dava sebebini ifa imkansızlığından çıkarıp sözleşmeden dönmeye ilişkin hükümlere dayandırdıklarını bildirerek, dava sebebini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği üzere sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sözleşmenin ifasının fiili veya hukuki yönden imkansızlığının söz konusu olmadığı, davacının kötü niyetli ıslah yaptığı kanaati oluştuğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 4. maddesi gereğince hak kazanılan vekalet ücretinin 3 katı tutarında vekalet ücretine hükmedildiği, yine davacının davanın geldiği aşama kapsamında aleyhine sonuçlanacağı düşüncesiyle kötü niyetli olarak ıslah talebinde bulunarak dava sebebini değiştirdiği, buna rağmen ıslah anına kadar davalının yaptığı gider ve vekalet ücretini verilen süre içerisinde ikmal etmeyerek davayı sürüncemede bıraktığı kanaatine varıldığından, HMK’nın 182/1. maddesi gereğince takdiren 500 TL disiplin cezasına mahkum edildiği gerekçesiyle davanın reddine, HMK’nın 182/1. maddesi gereğince davacının 500 TL disiplin cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.