Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2012 tarihli iddianamesiyle, sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararıyla, sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 3 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

A. Sanık ...'in temyiz isteği; delil yetersizliğine, dava zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; delil yetersizliğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Dava konusu olay, 14.10.2012 tarihinde 33 HT *** plaka sayılı aracın içerisinde bulunan sanıkların Acar Market isimli işyerine sahte para vermeye çalıştıklarına yönelik yapılan ihbar üzerine sanık ...'in kullandığı ve diğer sanık ...'un yolcu olarak bulunduğu araç kolluk güçleri tarafından durdurulduğunda, sanık ...'un üzerinden 1 adet 100,00 ABD Doları değerindeki sahte paranın ele geçirildiği; 24.10.2014 tarihinde ise katılanın işlettiği marketten sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'ın sahte olarak üretilmiş 1 adet 100,00 ABD Doları değerindeki para karşılığında alışveriş yaptıktan sonra yakalandıkları iddiasına ilişkindir.

Sanık ...'un 15.10.2014 tarihinde sahte para ile yakalanıp serbest kaldıktan sonra 24.10.2014 tarihinde katılana ait işyerine giderek yaptığı alışveriş karşılığında bir adet sahte 100,00 ABD Dolarını vererek parada sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla; sanığın her iki eylemi arasında fiili kesintinin gerçekleşmiş olması nedeniyle kesilen temadiden sonra gerçekleştirdiği eylemin ayrı bir suç oluşturduğu bu nedenle iki ayrı mahkumiyet hükmünün kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Dava dosyası kapsamında yer alan 15.10.2012 tarihli oto arama, yakalama ve el koyma tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, 02.11.2012 tarihli muhafaza altına alma tutanağı, 05.11.2012 tarihli kamera görüntüleri inceleme tutanağı, T.C. ...'ndan alınan 09.11.2012 ve 28.11.2012 tarihli raporlar ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, daha önceden işledikleri aynı nitelikteki parada sahtecilik suçundan birlikte başkaca yargılamaları da olan sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın 14.10.2012 tarihinde yanlarında diğer sanık ... da varken, Acar Market isimli işyerinden alış veriş yapmaya çalıştıkları ve ihbar üzerine yakalandıklarında sanık ...'un üzerinden 1 adet sahte 100,00 ABD Doları'nın ele geçirildiği yine 24.10.2012 tarihinde sanık ...'un katılana ait işyerinden sahte Dolar ile alışveriş yaptıktan sonra ihbar üzerine yakalandığı anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararında sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.