5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,53/6,63. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;

Hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilen katılan/sanık ...’nın arka stop lambaları bulunmayan ve ancak tepe arkasında iki adet projektörü faal durumdaki traktörü ile saat 23: 00 sıralarında Bolu istikametinden Mudurnu istikametine doğru traktör kabininde akrabaları olduğu halde seyrettiği bir sırada aynı istikamette seyreden sanık ...'ın minibüsü ile önünde seyreden traktörü sollamaya çalışıp, karşıdan ... geldiğini görünce de şeridinde seyrine devam etmesi sonucu traktöre arkadan çarparak şarampole yuvarladığı kazada traktör kabininde bulunan ... ve ...'nın öldükleri, ...’nın vücudunda hayat fonksiyonlarını 4. derecede etkileyen kemik kırıkları oluşacak derecede, ...’nın vücudunda hayat fonksiyonlarını 3. derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak derecede ve ... ile katılan/sanık ...’nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralanmalarına neden olup, kaza sonrası olay yerinden kaçarak, ancak ertesi gün saat 09: 00 sıralarında teslim olduğunun anlaşılması karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken hakkaniyet kurallarına bağlı kalınması, takdirde yanılgıya düşülmemesi, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, kusur durumu, ölen ve mağdur sayısı, mağdurların yaralanma derecesi ile suçun işlenme şekline uygun olmayacak derecede az ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.