İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyizinin; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usule ve Yasa'ya aykırı olduğu, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın suç işlediğine dair somut delillerin bulunmadığı, iddiaya konu facebook paylaşımlarının sanık tarafından yapıldığının sabit olmadığı, sanık savunmasına itibar edilmesi gerektiği, sanığın eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği halde hatalı değerlendirme yapılarak uygulanmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, olay tarihinde "facebook" isimli sosyal paylaşım sitesindeki "faruk tacsizkral@ hotmail.com" adresinden "Tayyip sen şu dünyanın en şerefsiz en adi en yavşak yaratığısın." şeklinde paylaşımda bulunduğu ve bu şekilde o tarihte başbakan olarak görev yapan mağdura yönelik hakaret suçunu işlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Kanunu'nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Sanığın kendisine ait facebook isimli internet sitesi hesabından iddianamede belirtildiği şeklinde paylaşımda bulunduğu, sanığın aksi yöndeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın katılana hitaben söylediği sözlerin anlamı, söylenme amacı, mağdurun konumu ve görevi birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun kişiliğine yönelik olan bu sözün, eleştiri boyutunu aştığı ve sövmek suretiyle muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Sabıka kaydı incelendiğinde tekerrüre esas olmayan kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.