Davacı, davalı şirkete ait Tavuk çiftliği işyerinde 25.06.2008-25.12.2008 tarihleri arasında aralıksız ve sürekli çalıştığını iddia ile bu döenmdeki çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir.

Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kabulüne; davacının davalıya ait işyerinde 10.07.2008- 25.12.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Mahkemece, davacının, 25.06.2008-25.12.2008 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmasını talep etmesine rağmen, 10.07.2008- 25.12.2008 tarihleri arasındaki dönemin tespitine karar verildiği ve 10.07.2008 tarihi öncesi süre bakımından, davanın reddedildiği, bu durumda, davacının istemine ve temyiz eden Kurum sıfatına göre, hükmün kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen davalı SGK lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.

3-Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı kararında da belirtildiği üzere davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu, yargılama giderlerinin tamamının davalılara yükletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

4-Kabule göre de ; mahkemece verilen hükümde davalı SGK’nın, 5502 sayılı Yasanın 36. maddesi uyarınca yargılama harçlarından muaf tutulması yerinde ise de, harçlar dışında avukatlık ücretinden ve yargılama giderlerinden herhangi bir muafiyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin, 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine aykırı şekilde ve hatalı değerlendirme sonucu, davalı SGK’nın yasal hasım olması gerekçesi ile, vekalet ücreti ve yargılama giderinin tamamının diğer davalı şirketten tahsiline karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

1-Hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen silinerek, yerine, “Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine;

2-Hüküm fıkrasının 4.bendinin tamamen silinerek, yerine, “Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin eklenmesine;

3- Hüküm fıkrasının 4.bendinden sonra gelmek üzere, “5- Davacı tarafça yapılan 0,60 TL dosya gideri, 75,00 TL tebligat gideri, 92,20 TL posta gideri, 65,00 TL tanıklık ücreti, 200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 432.80 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları gözönüne alınarak 389.50 TL’sinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,fazlanın davacı üzerinde bırakılmasına, 34,30 TL Karar harcının kabul ve red oranına göre 30.80 TL’sinin davalı şirketten, 3,50 TL’sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.