Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/244 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suça konu hatır çeklerinin, çek keşidecilerinin bilgileri ve onayları dahilinde kullanıldıklarına, tarih kısımlarının boş olarak tanzim edildiğine, meblağ kısımlarının kapatılmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
1. Sanığın, kredi borcunun ödenmesini teminen katılan bankaya farklı tarihlerde suça konu, keşide tarihleri ve meblağları tahrif edilmiş çekleri tevdi etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın, suça konu çeklerin boş hatır çeki olarak imzalı vaziyette verildiklerine, keşide tarihlerindeki değişikliklerin de keşidecilerinin bilgisi dahilinde yapıldığına ... yönelik savunmasına dosya kapsamı karşısında itibar edilmediği anlaşılmıştır.
3. Kriminal raporlar ile, suça konu çeklerde yapılan tahrifatların tespitinin yapılarak keşide tarihlerinin yanında bulunan imzaların çek keşidecilerine ait olmadığı ve yapılan sahteciliğin aldatma niteliği bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece de suça konu çeklerin unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliği taşıdıkları konusunda gözlem yapılmıştır.
5. Yapılan yargılama neticesinde, ... suça konu çeklerin farklı tarihlerde verildiği tespit edildiğinden, sanığın eylemlerinde, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 43/1 maddesinin tatbik edilmesine karar verilmiştir.
6. Suça konu çeklerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında subut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/244 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.