Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi ve hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin hakkaniyet dengesini bozduğuna ilişkindir.
İhbar üzerine orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, sanığın tapulu arazisine bitişik kesinleşmiş orman kadastrosu içerisinde bilirkişi raporuna göre 1587 m2 ormanlık araziye buğday ekmek suretiyle işgalde bulunduğunun tespiti üzerine sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında; işgal edilen alanın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğu belirtilmiştir.
Sanık savunmasında; suça konu yeri dedelerinden kendisine intikal ettiği şekilde kullandığını, açma yapmadığını beyan etmiştir.
Sanığın tutanak tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosunu ve sınırlarını bilmemesinin mümkün olmadığı kabul edilerek savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine hükmedilen vekâlet ücretinin sanık yerine Hazineden alınarak katılana verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği vekâlet ücretine ilişkin kısımda yer alan "hazineden" ibaresi çıkartılarak yerine "sanıktan" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.