SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, resmi belgede sahtecilik, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme,
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi ve esastan reddi kararları
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, ayrıca söz konusu suçların 7188 sayılı Kanun kapsamında miktar sınırı olmaksızın temyiz edilebileceğine dair bir düzenleme de bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan suçlardan kurulan hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 Tarihli ve 2016/52 Esas, 2019/131 sayılı Kararı İle
Sanık ... hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Sanık ... hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Sanık ... hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba
Karar verilmiştir.
B.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.07.2020 Tarihli ve 2019/1149 Esas, 2020/450 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kısmen düzeltilerek ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
A.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
Dava dosyasında müvekkilin örgüt üyesi olduğunu kanıtlayabilecek ve dolayısıyla mahkumiyete yetebilecek derecede somut, şüpheden uzak, kesin ve inadırıcı herhangi bir delil olmadığına, dava dosyasında dinlenen sanıklardan ... ve ...'in ifadeleri arasında büyük çelişkiler mevcut olduğuna, dosyada müvekkilin işlediği suçu ortaya koyan somut bir delile rastlanılmadığına, soruşturma aşamasında sanıklar ... ve ...'den alınan ifadelerin gerçek olmadığı ve yönlendirmeyle müvekkil aleyhine tanık-sanık beyanlarıyla delil yaratılmaya çalışıldığına, esasen iddia makamı hazırladığı iddianamede müvekkil ... hakkında öne sürülen suç isnatlarını sanıklar ... ve ...'nin soruşturma aşamasında alınan ifadelerine ve hukuka aykırı yapılan teşhis işlemlerine dayandırdığına, yapılan teşhislerin usule ve PVSK ek 6 ncı maddesine aykırı olduğuna, müvekkilin ... kod adını kullandığının somut bir delille ispatlanamadığına, yerel mahkemenin kararının gerekçelerini usule aykırı yapılan teşhise, soyut iddialara ve kendisi de ceza alma tehdidi altında olan ayrıca hasta olan, psikolojik tedavi gören sanık ...'nin beyanına dayandırdığına, dava dosyası içerisinde olan ve Kürtçe olarak yazılmış notun müvekkile ait olmadığına, kendisinin el ürünü de olmadığına, bu konuda alınmış bir bilirkişi raporunun da olmadığına, olayda bulunan tabancanın da müvekkiline ait olmadığına, kullanılan kimliğin ise müvekkilin gördüğü aile baskısı nedeniyle ailesinin kendisine ulaşmasını istememesi nedeniyle taşıdığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, tevsii tahkikat taleplerinin dikkate alınmadığına, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığına, yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu ve hukuka aykırı olarak karar verdiğine, takdiri indirim uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, müvekkil hakkında lehe hükümlerin tartışılmadığına, müvekkil hakkında atılı suçun her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığına ve sair hususlara ilişkindir.
B.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
Müvekkilin yakalandığı anda üzerinde örgüt yandaşlarına ait cep telefonları numaraları bulunduğunun iddia edildiğine ancak; yapılan araştırma neticesinde müvekkilin üzerinde bulunduğu iddia edilen telefon numaralarının hiçbirisinin yasadışı örgüt üyelerine ait olmadığına, hakkında cezai soruşturma bulunmayan ve yasadışı örgütle ilişkisi olmayan kişilere ait cep telefonu numaraları olduğunun ortaya çıktığına, bu telefon numaralarının sahiplerinin dahi hiçbir yasadışı bir eylem içerisinde olduğu tespitinin yapılmadığına, bu nedenle bu iddianın varsayım ötesi bir yorum olduğuna, yine müvekkilde yakalandığı iddia edilen not defteri üzerindeki yazıların müvekkile ait olup olmadığı araştırmasının yapılmadığına, bu konuda teknik bilirkişisinden herhangi bir rapor alınmadığına, müvekkilin diğer sanık ... ile beraber Adana İlinde yasadışı örgütleme çalışması yaptığı iddiasını destekleyecek hiçbir somut delil ileri sürülmediğine, müvekkilin ... kod adını kullandığına dair hiçbir somut delil ileri sürülmediğine, dosyada bulunan dijital metaryellerden yola çıkılarak böyle bir sonuca varılmaya çalışıldığına ancak; dosyadaki dijital metaryallerin müvekkile ait olup olmadığı tartışmasının yapılmadığına, teşditin somut nedenlerinin belirtilmediğine, teşdit uygulanmasını gerektirecek durumların oluşmadığına, TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
C.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
Müvekkilin HDP’nin ... Mahallesi Kadın Komisyonu başkanı olduğuna, dosyada yargılanan ve örgüt üyeliğinden cezalandırılan sanık ... isimli kadınla partinin bir basın açıklamasında tanıştığına ve olay tarihinden 1 hafta önce evine geldiğine, beraber çay içtiklerine ve kadın sorunlarını konuştuklarına, olay günü ...’un yanında tanımadığı ve daha önce hiç görmediği bir başka kadınla beraber sabah saat 09.00-10.00 sularında evine geldiğine, beraber kahvaltı yaptıklarına, eşi ve küçük çocuğu ...’in evden çıktığında çok geçmeden kapının hızla çalındığına, çocuğu olabileceğini düşünerek, ağırdan alarak kapıya yöneldiğine, o sırada kapının kırılarak polislerin içeriye girdiğine ve kendisini yere yatırarak kelepçe taktıklarına, evine gelen ...’u parti çalışmaları nedeniyle tanıdığına, illegal örgüt bağlantısı olup olmadığını bilmediğine ancak kendisinin HDP çalışmaları nedeniyle tanıştığına ve bu nedenle de evine kabul ettiğine, müvekkilinin bu kadıların örgüt üyesi olduklarını bilmediğine, isnat edilen ve TCK m. 220/7 de düzenlenen suçun manevi unsurunun bilerek ve isteyerek yardım etme saiki olduğuna, müvekkilin ve diğer sanıkların gerek mahkeme huzurunda gerekse de soruşturma aşamasında verdikleri beyanlara göre müvekkil Mevlüde'nin bu sanıkların iddia edildiği şekilde yasadışı örgütle ilişkilerinin olup olmadığını bilmediğine, bu nedenle suçun temelini oluşturan manevi unsurunun oluşmadığından müvekkilin atılı suçtan beraatına karar verilmesi gerektiğine, müvekkil hakkındaki ihbarın asılsız olduğuna, müvekkilin telefonunda Hazal olarak kayıtlı kişinin Özel Adana Hastanesi’nde hasta kabulde çalıştığına ve müekkilin kızı ...’nin kanser hastası olması nedeniyle tedavi ve doktor ayarlamalarını bu kişi vasıtasıyla yaptığına, görüşmelerin örgütsel bir bağının olmadığına, dosyada bulunan hiçbir delilin somut ve her türlü şüpheden uzak delil niteliğine haiz olmadığına, bu hususun yargılama sırasında ortaya çıktığına, müvekkilin atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ... Yönünden Yapılan Değerlendirme:
"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Devrimci Genç Kadın İnsiyatifi (DGKİ) yapılanmasını yönlendiren ve Adana ilinde bulunduğu yönünde istihbari bilgiler elde edilen örgüt kadrosu .../... (kod) isimli örgüt mensubunun PKK/KCK silahlı terör örgütünün kırsal kadrolarına eleman temini için yürüttüğü çalışmalar kapsamında, 08/10/2016 saat 11.00’den itibaren örgüt yandaşı sanık ...'nın Adana İli ... Mahallesinde bulunan ikametinde örgüte katılım aşamasında olan PKK/KCK terör örgütü yandaşlarına teorik/propaganda içerikli eğitim vermeyi planladıkları, .../... KOD’un ayrıca Adana ilinde konakladığı adresler arasında sanık ...'in Ova Mahallesindeki evinde barındığı, .../... KOD isimli örgüt mensubunun kullandığı tabancayı bu ikamette muhafaza ettiği yönünde emniyete ihbar geldiği, ihbar üzerine, dosyamız diğer sanığı ...'nın evinde yapılan arama sırasında; sanık ...'in dosyamız diğer sanığı ... ile birlikte evin arkasında bulunan bahçe kısmından kaçmaya çalışırken yakalandığı, sanığın üst aramasında ele geçirilen eşyalarda, PKK/KCK silahlı terör örgütü yandaşlarına ait olduğu değerlendirilen iletişim bilgileri ile sanığın yapmış olduğu harcamaları gösterir çizelge ve krokinin ele geçirildiği, sanığın üst aramasında ele geçirilen, Ji bu ... ile başlayan ve ... 30.09.2016 ile biten el yazması dokümanda sanık ...'in örgütün yönetim kadrosundan eylem yapabilmek için ... isimli örgüt mensubunu talep etmesi ve bağlı olduğu örgüt yöneticilerine gerçekleştiremediği eylemlerden dolayı rapor verdiği, ayrıca bölücü terör örgütünün bomba yapımında kullandığı gübre ihtiyacının karşılanması konusunda bilgiler verdiği, sanığın Uludağ üniversitesinde PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir kesimlerce düzenlenen yasadışı etkinliklere haklarında YDGH soruşturmaları bulunan kişilerle katıldığı, sanığın ailesi ile birlikte yaşadığı ikametten ayrılırken terör örgütüne katıldığına ilişkin not bıraktığı, sanığın, diğer sanığımız ... ile birlikte sanıklar ... ve ...'nin evine gittiği, diğer sanık ...'nin üzerinden ele geçirilen dijital materyallerde ... Kod adlı sanığımız ...'in yapmış olduğu örgütsel faaliyetler konusunda raporlar bulunduğu ve raporun sonunda kendisini Çukurova alan yöneticisi olarak belirttiği, tüm bu hususların dosya kapsamındaki arama tutanağı, mekan-eylem birliği ve sanık üzerinden ele geçirilen döküman içerikleri ile sabit olduğu, suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunması karşısında, ihbar içeriğini somut hale getiren ve doğrulayan arama tutanakları ile döküman içeriklerine üstünlük tanınarak itibar edildiği, sanığın örgüt faaliyetleri kapsamında örgüt içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylemlerde bulunduğunun görüldüğü, sanık hakkında birleşen dosya yönünden Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan ve ayrıca dosyamızda Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme suçundan kamu davası açılmış ise de, silahlı terör örgütü yöneticilği yaptığı yönünde yeterli delil bulunmayışı, her iki suç için de tarif edilen eylemlerin ortak ve benzer mahiyette oluşu ile üyelik ve yöneticilik suçlarının vasfı da birlikte göz önüne alındığında, sanığın tüm eylemlerinin bir bütün olarak Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçuna uyduğu kabul edilerek ve Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmekle sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, kastın yoğunluğu, suç konusunun önem ve değeri göz önüne alınarak, alt hadden uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Sanık ...'un üzerinde yapılan aramada ele geçirilen ve ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı dolayısıyla Adana Polis Kriminal Laboratuvarından aldırılan 26.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; nüfus cüzdanının sahte olarak üretildiği ve aldatma kabiliyetinin haiz olduğunun belirtildiği, sanığın da savunmasında daha rahat hareket edebilmek adına bahse konu nüfus cüzdanını taşıdığını belirterek suçunu ikrar ettiği dikkate alınarak üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçu sübuta ermekle, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman dikkate alanarak eylemine uyan TCK'nın 204/1 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Sanık ...'un üzerinde yapılan aramada, 6136 sayılı kanun kapsamında yasak niteliğini haiz silah ve mermilerin ele geçirilmesi sonucu aldırılan Adana Kriminal Polis Laboratuvarının 14/10/2016 tarih ve ADN-BLS-16-07904 sayılı uzmanlık raporuna göre söz konusu silahın ve mermilerin 6136 sayılı kanuna göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan ve fişeklerden olduğu, ayrıca sanık ...'den ele geçirilen silahın 16/12/2015 tarihinde PKK/KCK silahlı terör örgütü yandaşları tarafından ... Şehit Mehmet ... Aslan Polis Merkezi Amirliğine ve bekleme görevini ifa eden Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü görevlilerine yönelik yapılan silahlı saldırı olayında da kullanıldığı, bu olayda PKK/KCK silahlı terör örgütü üyelerince, görevini ifa etmekte olan TOMA- 13 nolu araca önce el yapımı patlayıcı atılıp daha sonra silahlarla ateş edildiği ve TOMA-13 sayılı aracın lastiklerinin patladığı, olay yerinde yapılan incelemelerde birçok boş kovanın bulunduğu ve bu kovanlardan bir tanesinin de sanık ...'den ele geçirilen silahtan çıktığının görüldüğü dikkate alınarak; sanığın üzerine atılı 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçu sübuta ermekle, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman dikkate alanarak eylemine uyan 6136 sayılı Yasanın 13/1.maddesi gereğince takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Sanığın dosyaya yansıyan geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilmekle sanık hakkında olumlu kanaate ulaşılamadığından takdiren TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir...."
2.Sanık ... yönünden yapılan değerlendirme:
"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Devrimci Genç Kadın İnsiyatifi (DGKİ) yapılanmasını yönlendiren ve Adana ilinde bulunduğu yönünde istihbari bilgiler elde edilen örgüt kadrosu .../... (kod) isimli örgüt mensubunun PKK/KCK silahlı terör örgütünün kırsal kadrolarına eleman temini için yürüttüğü çalışmalar kapsamında, 08/10/2016 saat 11.00’den itibaren örgüt yandaşı sanık ...'nın Adana İli ... Mahallesinde bulunan ikametinde örgüte katılım aşamasında olan PKK/KCK terör örgütü yandaşlarına teorik/propaganda içerikli eğitim vermeyi planladıkları, .../... KOD’un ayrıca Adana ilinde konakladığı adresler arasında sanık ...'in ... Mahallesindeki evinde barındığı, .../... KOD isimli örgüt mensubunun kullandığı tabancayı bu ikamette muhafaza ettiği yönünde emniyete ihbar geldiği, ihbar üzerine, dosyamız diğer sanığı ...'nın evinde yapılan arama sırasında; sanık ...'nin dosyamız diğer sanığı ... ile birlikte evin arkasında bulunan bahçe kısmından kaçmaya çalışırken yakalandığı, sanığın yakalanması sonucu üst aramasında; örgüt yandaşlarına ait olduğu değerlendirilen iletişim numaraları ve sanığın eğitim amaçlı yapmış olduğu toplantılarda eğitim amaçlı gösterim yapacağı örgütsel içerikli film ve belgesellerin adları ile örgütsel bilgiler olduğu değerlendirilen dokümanların ele geçirildiği, sanığın üzerinden ele geçirilen Gıpta İstanbul yazılı not defterinin arka sayfasında sözde devrimci gençlik hareketinin (DGH) bayrağı olan bez parçasının üzerindeki şeklin resmedildiği, sanıktan ele geçirilen dijital malzemelerde örgütsel dokümanların bulunduğu, sanığın, ... kod ismini kullandığı ve ele geçirilen dijital malzemelerde sanık ...'nin yapmış olduğu örgütsel faaliyetler konusunda raporlar düzenlemiş olduğu, sanığın, diğer sanık ... ile birlikte örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ederek Adana ili ve bölgesinde örgüte müzahir kişileri örgütlemeye çalıştığı ve bu hususlarda farklı ilçelerde ve mahallelerde yapmış olduğu faaliyetlere ilişkin örgüt yöneticilerine raporlar hazırladığı, tüm bu hususların dosya kapsamındaki arama tutanağı, mekan eylem birliği ve sanık üzerinden ele geçirilen döküman içerikleri ile sabit olduğu, suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunması karşısında, ihbar içeriğini somut hale getiren ve doğrulayan arama tutanakları ile döküman içeriklerine üstünlük tanınarak itibar edildiği, sanığın örgüt faaliyetleri kapsamında örgüt içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylemlerde bulunduğunun görüldüğü, sanık hakkında dosyamızda her ne kadar Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme suçundan kamu davası açılmış ise de, silahlı terör örgütü yöneticiliği yaptığı yönünde yeterli delil bulunmayışı, her iki suç için de tarif edilen eylemlerin ortak ve benzer mahiyette oluşu ile üyelik ve yöneticilik suçlarının vasfı da birlikte göz önüne alındığında, sanığın tüm eylemlerinin bir bütün olarak Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçuna uyduğu kabul edilerek ve Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmekle sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, kastın yoğunluğu, suç konusunun önem ve değeri göz önüne alınarak, alt hadden uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Sanığın dosyaya yansıyan geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilmekle sanık hakkında olumlu kanaate ulaşılamadığından takdiren TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir...."
3.Sanık ... yönünden yapılan değerlendirme:
"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, evinde örgütsel eğitim verileceğine dair ihbar gelen dosyamız diğer sanığı ...'nın annesi olduğu ve aynı evde ikamet ettiği, evde yapılan arama sırasında sanığımız Mevlüde'nin kadro şahıslar ... ve ... ile birlikte evde olduğu, arama yapılacağı sırada kapının geç açıldığı ve içeriden koşuşturma seslerinin geldiği, kadro şahısların evin arka tarafındaki bahçe kısmından kaçmaya çalışırken yakalandıkları, bu hususun dosya kapsamındaki arama tutanağı ile sabit olduğu, sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği cep telefonundan, ..., ... ve ... numaralı telefonların kısa süreli aralıklarla aranarak iletişime geçildiği, 0545 554 5190 numaralı telefon hattının sanık ...'nin telefonunda Hazal diye kayıtlı olduğu ve Hazal ile polis tarafından yakalandığı gün görüşme yaptığını beyan ettiği, ..., ... ve ... numaralı telefon hatlarının olay tarihinde yakalanan KADRO şahıslar ... ve ...'nin üzerinden ele geçirilen not kağıtlarında yazılı numaralar olduğu, sanık ...'nin telefonunda Hazal diye kayıtlı olan kişiyle telefon görüşmesi yaptıktan 1 ve 4 dk gibi kısa süreler sonra 0543 913 23 66,0546 242 21 24 numaralı telefonlarla da görüşme yaptığının görüldüğü, bu hususun da dosya kapsamındaki arama tutanağı ile olay esnasında kaçarken yakalanan sanıklar ... ve ... üzerinden ele geçirilen dökümanlarla sabit olduğu, olayın meydana geliş şekli, mekan ve eylem birliği dikkate alındığında, emniyete yapılan ihbar içeriği ile uyumlu olduğu ve söz konusu ihbar içeriğinin somut olduğunun göstergesi olduğu, bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmasına itibar edilmeyerek, mekan ve eylem birliği ile uyumlu somut ihbar içeriği ve arama tutanaklarına sanık savunması karşısında üstünlük tanınarak itibar edildiği, sanığın silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısı içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arzeden eylemlerle faaliyet gösterdiğine dair somut ve kesin delil bulunmadığı, ancak sanığın yukarıda arz ve izahı yapılan eylemleriyle örgütün faaliyetlerini sürdürebilmesi için örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği anlaşılmakla; sanığın hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etmesi, yardımının niteliği nazara alınarak, TCK 220/7 maddesi uyarınca cezasının üçte birine indirilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A.Sanık ... Hakkında 6136 sayılı kanun'a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, söz konusu suçlar bakımından sanık müdafinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçundan kurulan hüküm yönünden
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C.Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümler yönünden
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ancak;
1-Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden yakalama tarihi olan "08.10.2016" yerine "11.09.2015" olarak yazılması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanık ... Hakkında 6136 sayılı kanun'a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.07.2020 tarihli ve 2019/1149 Esas, 2020/450 sayılı Kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C.Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.07.2020 tarihli ve 2019/1149 Esas, 2020/450 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanıklar ... ve ... hakkındaki bozma nedenleri, mevcut delil durumu, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süreler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değiller ise DERHAL SALIVERİLMELERİ için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.