B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2013/292 Esas, 2014/565 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye karar verilmiştir.
2. Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2013/292 Esas, 2014/565 Karar sayılı kararının katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 12.11.2019 tarihli 2017/12779 Esas, 2019/7869 Karar sayılı ilamı ile, eksik incelemeden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli 2019/681 Esas, 2020/123 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve ertelemeye karar verilmiştir.
Katılanın temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
1. Sanığın katılana olan borcu nedeniyle kendisinin ortağı ve babası olan tanık H.K.'nin yetkilisi olduğu şirket adına, yasal unsurları tam 25.000,00 TL bedelli suça konu çeki verdiği, katılan tarafından çekin bankaya ibrazında şirket yetkilisinin imzası ile keşideci imzasının uyuşmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı, bu şekilde sanığın ortağı olduğu şirket adına çek düzenleme yetkisi olmamasına rağmen suça konu çeki düzenleyerek katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Bozma ilamı doğrultusunda tanık ...nin alınan beyanında; oğlu olan sanığın çek düzenlediğinden haberinin olmadığını, suça konu çek dışında oğlunun şirket adına çek düzenlemediğini, şirket adına çek düzenleme yetkisinin sadece kendisine ait olduğunu beyan etmiş, sanık savunmasında, şirket adına çek düzenleme yetkisinin olmadığını buna rağmen paraya sıkıştığı için bunu bilerek çek düzenleyip katılana verdiğini beyan etmiştir.
3. Mahkemece, savunma, katılan ve tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli 2019/681 Esas, 2020/123 Karar sayılı kararına yönelik, katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.