Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın kastının bulunmadığına, hasta olduğu için nöbete kalkamadığına, antisosyal kişilik özellikleri gösterdiğine, kararın delil ve gerekçeden uzak olduğuna ilişkindir.

Ayrıntıları Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/22573 Esas - 2022/9544 Karar sayılı, 21.09.2022 tarihli ve 2021/5792 Esas - 2022/12341 Karar sayılı, 27.10.2022 tarihli ve 2021/23302 Esas - 2022/14979 Karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere; Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; asker kişilerin askeri suçları ile bunların asker kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında

askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Sanığın, 06.11.2014 - 07.11.2014 tarihli nöbet çizelgesiyle 07.11.2014 tarihinde 04.00 - 06.00 saatleri arasında postane nöbetçisi olarak görevlendirilmesine, nöbet çizelgesinin asılmak suretiyle ilan edilerek haberdar edilmesine, Nöbetçi Onbaşısı tarafından iki kez uyandırılmasına rağmen nöbetine gitmediği anlaşılmaktadır.

Sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında özetle; nöbeti olduğunu bilmediğini, hastalığı sebebiyle nöbete gidemediğini beyan etmiştir.

Usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıklar ...'ın ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir.

Adana Asker Hastanesi Baştabipliğinin 03.05.2016 tarihli ve 2785 sayılı TSK Sağlık Kurulu Raporunda; antisosyal kişilik örüntüsü olan sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu tespitine yer verilmiştir.

Adana Asker Hastanesi Baştabipliğinin 04.05.2016 tarihli adli raporunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinden faydalanamayacağı bildirilmiştir.

Nöbete ilişkin hususları da ihtiva eden 2. Mknz.P.Bölüğü Bölük Devamlı Talimatı dosyada mevcuttur.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar sanık, hastalığından dolayı nöbete gidemediğini ve nöbetinin olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de; rahatsızlığını vaktinde amirlerine ve üstlerine bildirmemiş olması ve rahatsızlığının ciddi görülmesi halinde nöbet hizmetini usulüne uygun olarak devredebilmesinin imkan dahilinde bulunması, ayrıca nöbetlerin nöbet saatlerinden önce silahlık, koğuş ve birlik yazıhanesine asılarak tebliğ edilmekte olduğu da göz önüne alındığında mazeretleri yerinde görülmeyerek, hizmete ilişkin olduğunda şüphe bulunmayan nöbete gitmemek şeklinde gerçekleşen eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.