SAYISI: 2015/54 E., 2016/114 K.

SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.05.2016 tarihli ek kararı ile sanık ... müdafiinin 06.06.2016 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden; sanık müdafinin temyiz talebinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talebinin süre yönünden reddine dair ek karar ile sınırlı olduğu, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dair bir talep bulunmadığı anlaşılmakla, bu sanık yönünden temyiz talebinin yalnızca nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen ek karara yönelik olduğu tespit edilmekle yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin ve sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)aaa 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/54 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrası, 62,52,53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 11.666 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 207 inci maddesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrası, 62,52,53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 11.666 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3. Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/54 Esas, 2016/114 Karar sayılı ek kararıyla sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz talebi: temyiz talebinin reddine dair verilen kararın yanlış olduğuna, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.
Sanık ...’un temyiz talebi, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

1. Sanık ... hakkında, müşteki ...'i kredi kartı çıkartmak için yeni kimlik belgesi almaya ikna ettiği, diğer sanık ... ile birlikte müştekinin hesabında bulunan 6.250 TL yi 08.10.2012 tarihinde ''Finansbak ... Şubesi Müdürlüğüne, Adana şubenizde bulunan 6.250 TL paranın ...'ne ödenmesini istiyorum'' şeklinde düzenlenen temlikname ile çektikleri ve bu suretle özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
2. 14.11.2014 tarih ve imza tetkiki konulu bilirkişi raporuna göre, müştekinin adına atılı imzanın sanık ...’in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
3. 10.03.2014 tarih ve 5367639-61529(62402)2014/1437 sayılı Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı raporuna göre, dekont ve dilekçe altındaki ... isim ve imzasının sanık ... eli ürünü olduğu, ... adına atılı imzanın ise müşteki ...’e ait olmadığı, ...’e ait imzanın sanıkların da el ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

4. Davaya konu belge aslı dosya içerisindedir.

5. Mahkeme sanıkların atılı suçları işlediklerinin kabulü ile incelemeye konu hükümleri kurmuştur.

A. Sanık ... müdafinin temyiz talebi yönünden,
Sanık müdafinin, yüzüne karşı verilip 31.03.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nun 310/1 maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçmekle temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, mahkemenin 31.05.2016 tarihli ek kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık ...'un özel belgede sahtecilik suçundan temyiz talebi yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C.Sanık ...'un nitelikli dolandırıcılık suçundan temyiz talebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde ayrı gerekçe konulmaksızın TCK 158/1-son mad gereği menfaat miktarı dikkate alınarak 625 gün üzerinden adli para cezası belirlenmeye başlanması gerekirken 14.000 TL üzerinden belirlenmeye başlanması suretiyle fazla ceza tayini, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.Sanık ... müdafinin ek karara yönelik, sanık ... müdafinin ise özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talepleri yönünden,

Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 2015/54 Esas, 2016/114 Karar sayılı 31.03.2016 tarihli asıl kararı ve 31.05.2016 tarihli ek kararında sanık ... ve sanık ... müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...'un nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebi yönünden,

Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenle Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 2015/54 Esas, 2016/114 Karar sayılı 31.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm kısmının adli para cezası ile ilgili kısmından "14.000 TL", "11.660 TL" ibarelerinin kaldırılarak yerine sırasıyla "625gün", "520 gün" "10.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.