Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/53 Esas, 2016/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 ünü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; dosyasının Yargıtay denetiminden geçmesine ilişkindir.

1. Sanığın kolluk güçlerine sahte ve aldatma niteliği bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık ikrar etmiştir.

3. Adana Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğünce, uzmanlık raporunda tetkik konusu nüfus cüzdanının sahteliğinin ilk bakışta ve kolaylıkla dikkat çekmeyecek nitelikte olması nedeniyle bahse konu belgenin aldatma niteliğine haiz olduğu belirtilmiştir.

4. Kolluk tutanağı dosya arasındadır.

5. Davaya konu sahte belge adli emanetin 2016/450 sırasına kaydedilmiştir.

6. Mahkeme belge aslını duruşma sırasında incelemiştir.

7. Belge dosyada delil olarak saklanmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/53 Esas, 2016/463 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.