Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu karar önceki Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun'da (6292 sayılı Kanun) yer alan 2/B ye çıkarılan yerlere ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiş olup bu düzenlemelerin dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi gereğine ve kabule göre de hüküm bölümünün 3 üncü bendinde orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen 331.73 m2 yüzölçümündeki bölümün (A) harfi ile gösterilen bölüm olduğu halde, (A) harfi yerine hataen (B) harfi olarak yazılmasının isabetsizliğine " değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " daha önce yapılmış olan keşif neticesinde alınan 07.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu edilen 3.456,97 m2 lik 3906 nolu parselin ekli gösterimlerde (A) harfi ile gösterilen 333,73 m2 lik kısmının orman tanımına uyan yerlerden olduğu, parselin eylemli orman dışında kalan 3.408,27 m2 lik tapu alanının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Tekirdağ ili Saray ilçesi Büyükyoncalı köyü Suludere mevkii 3906 parsel nolu taşınmazın bilirkişilerin 07.08.2014 tarihli raporu ve ekindeki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 331,73 m2 lik kısmının ifrazı ile davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişilerin 07.08.2014 tarihli raporu ve ekindeki krokisinde (B) harfi ile gösterilen 3.456,97 m2 lik kısmına yönelik tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilmına uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle k; dava konusu taşınmaz, yapılan kadastro çalışmalarında çayır vasfıyla tespit edildikten sonra komisyon kararı neticesinde 03.09.1976 tarihinde dava dışı ... adına tespit edildiği ve nihai olarak 26.01.2010 tarihinde davalının taşınmazı tapuda satın aldığı, dava konusu taşınmazın tamamının 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında kaldığı şerhinin 2007 yılında konulduğu ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1966 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 28.02.1997 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasının mevcut olduğu anlaşılmakta olup, hükmüne uyuyan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/10757 Esas ve 2017/175 Karar sayılı ilamı ile de açık bir şekilde, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı ' Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ', 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Kanun'la 17.10.1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 6831 sayılı Kanun'un bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış olup, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konuların düzenlenmiş olduğu açıklanarak, bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi " gereğine denildiği halde İlk Derece Mahkemesince, bu yönde herhangi bir araştırma inceleme yapılmaksızın, bozma öncesindeki keşfe ve alınan raporlara dayanılarak, sadece hükmüne uyulan bozma ilamının "kabule göre de, hüküm bölümünün 3 üncü bendinde orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 331.73 m2 yüzölçümündeki bölümün (A) harfi ile gösterilen bölüm olduğu halde, (A) harfi yerine hataen (B) harfi olarak yazılmasıda doğru görülmemiştir." yönündeki bozma gerekçesi doğrultusunda hükmün düzeltilerek aynı kararın verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen hususlarda yöntemine uygun şekilde araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Taraflarca 1086 sayılı Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.