1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, dava dışı yüklenici tarafından davacıya 20.09.2013 tarihli temlikname ile temlik edilen alacağın davalının iş sahibi olduğu 11.08.2010 tarihli yapım işi kapsamında doğmuş ve doğacak hakediş alacaklarına ilişkin olduğu, davalı temlik borçlusu idarece kabul ve teyit edilen temlik gereği temliknamenin kabul tarihinden itibaren düzenlenen ara hakedişlerde temlik kesintileri yapılarak davacıya ödemeler yapıldığı ancak yüklenicinin imalata devam etmemesi üzerine 19.07.2016 tarihinde sözleşmenin tasfiyesine karar verilerek 18.12.2018 tarihli tasfiye hakedişi düzenlediği, bilirkişi raporuna göre yüklenicinin hak ettiği ancak ödenmemiş bakiye alacak bulunmadığından davacının da alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; davacı yanca, idare tarafından kendilerine gönderilen 23.09.2013 tarihli cevabi yazıda temlik bedelinin ödeneceğinin şartsız olarak kabul edildiği ileri sürülmüş olup, 23/09/2013 tarihli cevabi yazı incelendiğinde davalı idarenin, dava dışı yüklenici ile davacı arasında yapılan 20.09.2013 tarihli ve 5.000.000,00 TL tutarlı temliknamenin idare kayıtlarına işlendiği, temlik eden dava dışı şirketin idare nezdinde 5.000.000,00 TL alacağı bulunduğu, 20/09/2013 tarihi itibariyle Bölge Müdürlüğü'ne intikal eden alacak üzerinde başkaca temlik, rehin, haciz, tedbir ve sair hiçbir takyidatın bulunmadığı, temlik kaldırılmadığı müddetçe temlik miktarına kadar olan tutarın davacının banka hesabına ödeneceğinin teyit edildiği anlaşılmakla, anılan yazıdaki ifadeler kayıtsız, şartsız borç ikrarı veya ödeme taahhüdü niteliğinde olduğundan mahkemece kayıtsız, şartsız borç ikrarı içeren ve davalı tarafça inkar edilmeyen 23/09/2013 tarihli yazı gözetilerek davanın kabulü ile 100.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davalı idarece temlikname ibrazına verilen cevabi yazının 6098 sayılı TBK'nın 18. maddesinde öngörülen "borcun sebebini içermemiş olsa bile borç tanıması geçerlidir" düzenlemesi uyarınca borç tanıması niteliğinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.