D U R U Ş M A T A L E P L İ

Her ne kadar tebliğnamede, İstanbul ve Aydın Baro Başkanlığı vekillerinin temyiz talebinde bulunduğu belirtilerek, temyiz taleplerinin reddi yönünde görüş bildirilmiş ise de, 06.06.2022 tarihli anılan talebin... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 2021/3215 esas sayılı dosyasında katılma talebinin reddine ilişkin karara karşı... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi’ne itiraz niteliğinde olduğu ve Aydın Baro Başkanlığı tarafından talepte bulunulmadığı anlaşılmakla, temyiz değerlendirmesi dışında bırakılmıştır.

... Baro Başkanlığı vekili, Kocaeli Baro Başkanlığı vekili ve ... vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında, talepte bulunanların işlenen suçun mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, taksirle öldürme suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesinde belirtildiği şekilde vekillerin kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi olmadığı anlaşılmıştır.

Katılan ... Bagir vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince;
Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1,63 maddeleri uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsubuna karar verilmiştir.

Taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1,63 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsubuna karar verilmiştir.

Taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1,63 maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına mahsubuna karar verilmiştir.

Taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1,63 maddeleri uyarınca 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsubuna karar verilmiştir.

Taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın 11 yıl 3 ay hapis cezası ile sanık ...'un 15 yıl hapis cezası ve sanık ... 'in 13 yıl 9 ay hapis cezası ile taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca sanık ...'ın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar haklarındaki taksirle öldürme suçundan mahkumiyetlerine yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi, ...,... ve Kocaeli Barosu Başkanlıkları vekillerinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298/1 maddesi uyarında reddine, karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

1.Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; olayda olası kast unsurlarının oluştuğuna, sanıklar hakkında eksik cezaya hükmedildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; kanuna aykırı hüküm kurulduğuna,

2.Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri; ek savunma hakkının tanınmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, kusura, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kamu üzerinde bırakılması gerektiğine,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; ek savunma hakkının tanınmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, kusura, olayda bilinçli taksir unsurlarının olmadığına, cezanın üst hadden tayin edildiğine,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, sanığın eylemi ile netice arasında illiyet bağının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, üst hadden ceza tayin edildiğine, kusura, bilinçli taksir şartlarının mevcut olmadığına,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; ek savunma hakkının ihlal edildiğine, son sözün sorulmadığına,

Sanık ..., ..., ..., ... müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, ek savunma hakkının ihlal edildiğine,

Sanık ... ve ... müdafiilerinin temyiz sebepleri; mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, beraat hükmü kurulması gerektiğine, üst hadden ceza tayin edildiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kusura, ek savunma hakkının ihlal edildiğine,

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyete yeterli delilin dosyada mevcut olmadığına

ve sair sebeplere ilişkindir.

1) İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'un dernek başkanı, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yönetim kurulu üyeleri olduğu bilinmektedir.

Olaya konu yurtta yangına neden olan eksikliklerin tamamlanmaması, bakım ve tadilatlarının yapılması yetkisinin başkan ve yönetim kurulunda olmasına rağmen kanunlara, yönetmeliklere ve tüzüğe aykırı şekilde yurdu idare etmeleri ile yurt müdürü olan sanık ...'in, kendilerine mevcut elektrik ile ilgili sorunun söylenmesine rağmen bu konu hakkında eylemde bulunmayarak, elektriği kullanmaya devam edilmesi,

Yangın tüplerinin yetkili şirkete bakım için teslimi sırasında teslim edilen nitelikte geçici yangın tüplerinin yurda bırakılması gerektiğini bildiği halde olay günü yangın tüplerini bakım için almaya gelen şirket yetkilisine geçici yangın tüpü bırakılmadan yurttaki yangın tüplerinin teslim edilmesine göz yummaları,

dikkate alındığında, sanıkların yurdun işleyişinde yükümlülüklerini ve sorumluluklarını yerine getirmedikleri, bu nedenle 12 kişinin ölmesi ve 16 kişinin de yaralanmasında bilinçli taksir düzeyinde kusurlu oldukları değerlendirilmiş ve taksirle öldürme suçundan mahkumiyetlerine kararı verilmiştir.

Geçici olarak yangın tüpü bırakmadan bakım için yurttaki yangın tüplerini alan sanık ...'ın eyleminin gerçekleşen olay ile arasında illiyet bağının bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

2) Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında somut olaydaki eylemi nedeniyle taksir hükümlerinin uygulanmaması, diğer sanıklar hakkında cezanın üst hadden tayin edilmemesi ile bilinçli taksir nedeniyle üst orandan arttırım yapılmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

A) ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında, talepte bulunanın suçun mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, vekilin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B)... ve Kocaeli Baro Başkanlığı Vekillerinin Temyiz İstemi Yönünden;
Adana ve Kocaeli Baro Başkanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında,... ve Kocaeli Baro Başkanlığının taksirle öldürme suçunun mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, vekillerin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C) Sanıklar Hakkındaki Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden;

Olay günü akşam saatlerinde...Ortaögretim Kız Yurdunda, öğrencilerin zemin katta yer alan yemekhanede yemeklerini yedikten sonra zemin üstü 1. kata ve 2. katta bulunan etüt odalarına geçtikleri, ziyaret amacıyla gelen ..., ..., ..., ... ve...'nin zemin üstü 1. kattaki misafir odasında bulundukları esnada yemekhaneye meyve almak için inen ...'nun yangın var diyerek bağırdığı, eş zamanda elektriklerin kesildiği, ortamın karanlık bir hal aldığı ve etrafı bir anda duman sarması üzerine zemin üzeri 1. katta misafir odasında bulunanların camları kırarak içeriye temiz hava girmesini sağladıkları ve çevreden yardım talep ettikleri, zemin üzeri 2. katta bulunanlardan bir kısmının odaya duman dolması ile pencereye koştukları, nefes almaya çalıştıkları pencereden, aşağıdan yardıma gelen vatandaşların açtıkları battaniye üzerine atlayarak ve yardım talebini duyan vatandaşların getirdiği merdiven sayesinde ilk etapta kurtulanların olduğu belirlenmiştir.

Bu sırada ...'ün eşi ......ü arayarak yangını haber verdiği, ......ün itfaiyeye giderek itfaiye eri ... ...'a yangın ihbarında bulunduğu, bu durumun...'ün telefonunda yapılan inceleme neticesinde eşi ...'ı saat 19.18'de aradığı görüşmenin ise yaklaşık 10 sn. sürdüğünün tespit edildiği,... Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 30.11.2016 tarihli yangın raporunda, 19.24'te...itfaiye şubesine yaya olarak gelerek sözlü bir şekilde sanık ... ...'a ... Kocagöz isimli şahıs tarafından...Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdunda yangın olduğunun ihbar edildiğinin belirtildiği, kolluk tarafından düzenlenen 15.12.2016 tarihli görüntü izleme ve çözümleme tutanağında kamera kayıt cihazının saati ile gerçek saat arasında 1 saat zaman farkı olduğu ve 18.24.16 saniyesinde İtfaiye Ekibine ait aracın kamera görüntüsü açısına girdiği, çakarları yanık vaziyette görüntünün 18.24.25 saniyesinde kamera açısından çıktığının belirtildiği ve tanık beyanları da dikkate alındığında,...Özel Kız Öğrenci Yurdunda 19: 00-19: 15 sıralarında yangının çıktığı ve yangın ihbarının itfaiyeye 19: 24'te yapıldığı, itfaiyenin 19: 25'te yangın yerine ulaşarak çalışmalarına başladığı ancak bahsi geçen yangının büyüklüğü nedeniyle ilçedeki kurum araçlarından ve... İtfaiyesinden destek alınmasına rağmen yangının sabaha karşı saat 04.00 sıralarında söndürülebildiği, binanın çatısının tamamen çöktüğü ve olay neticesinde 11 öğrenci ile 1 belletmenin öldüğü, 16 kişinin de yaralandığı anlaşılmıştır.

Yukarıda izah edilen olayda, ölümlerin genel anlamda duman solumaya bağlı karbonmonoksit intoksikasyonu ve vücutta yaygın yanık sebebiyle gerçekleştiği saptanmıştır.

Olayının meydana geldiği kız yurdu,...Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği'ne ait olup işletmesinin dernek tarafından yapıldığı, binanın 1970 yılında yapımına başlandığı, 1972 yılında tamamlandığı,...ilçesine ait tapu kayıtlarının 1989 yılında oluşturulduğu ve anılan binanın tapu kaydında, 2 katlı kargir bina ve tek katlı kargir lojman ve arsa olarak yer aldığı,...Belediyesinin 1973 yılında kurulduğu, belediyeye ait imar planında anılan binanın sosyal tesis alanı olarak gözükmesi ile belediye kayıtlarında bahse konu bina ile ilgili olarak bir planın, projenin, inşaat ruhsatının veya yapım denetim ruhsatının bulunmadığı...Belediyesi Başkanlığının 30.11.2016 tarih ve 446 sayılı yazısıyla belirlenmiştir.

Anılan bina 1985 yılında erkek yurdu olarak faaliyete geçirilmiş olup,...Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneğinin, 2008 yılı genel kuruluna sunulan yönetim kurulu faaliyet raporunda '' Derneğin ana gayesine uygun olarak kız ögrenci yurdu yaptırmaya başlandığı'' nın belirtildiği, yeni yaptırılan ve kız öğrenci yurdu olarak kullanılması planlanan bina için yetkili mercilerden tüm izinler aldıktan sonra 18.06.2010 tarih ve 10 sayılı dernek yönetim kurulu kararı ile yeni yapılan yurt binasının erkek yurdu olarak; eski olup, erkek yurt binası olarak faaliyette olan binanın ise kız yurdu olarak kullanılmasına karar verildiği, buna ilişkin... Valiliğine yapılan müracaat neticesinde 28.06.2010 tarihinde... İl Milli Eğitim Müdürü ve... Valisinin oluru ile eski binanın kız yurduna dönüştürülmesine dair 29.09.2010 tarihli yurt açma izin belgesi verildiği ve yeni binanın 2011 yılında erkek yurdu olarak kullanılmaya başlandığı saptanmıştır.

Olay anında binanın iç yapısının, zeminin halı kaplı, merdiven kenarları ve oda duvarlarında poliüretan madde üzeri ahşap lambiri kaplama, çatının ise ahşap üzeri çinko kaplama olduğu ve olay anında zemin üzeri 2 kat olmak üzere 3 katlı bina olduğu anlaşılmıştır.

Anılan yurdun 26.10.2015 tarihinde maarif müfettişleri tarafından denetlendiği, denetim sonunda düzenlenen raporda, yangın söndürme tatbikatının yapılmadığı, binanın depreme dayanaklılık raporunun bulunmadığı, bölümlerin yerleşim planına uygun kullanılmadığı, yeterli sayıda hizmetli bulundurulmadığı, belletici ögretmen görevlendirilmesinin yapılmadığı, yetkili aşçı bulundurulmadığı, öğrenci hizmetine sunulmuş ankesörlü telefon bulunmadığı, depodaki suların periyodik bakımlarının yapılmadığının tespit edilmesi üzerine bu eksikliklerin yurt müdürlüğüne tebliğ edildiği ve eksikliklerin giderilmesinin istendiği, yurt müdürlüğü tarafından eksiliklerin giderildiğine dair rapor sunulduğu ancak sunulan raporda, yangın tatbikatı konusunda herhangi bir çalışma yapıldığına dair bilgi bulunmadığı izlenmiştir.

27.12.2016 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü Afet Yönetimi Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından '' analiz/ teknik görüş '' adlı raporda, Yangının meydana geldiği binanın zemin ve 2. katından alınan inceleme konusu bakır tel numunelerinin yüksek hararetli yangın ortamına maruz kaldıkları, haşlama tabir edilen türde yapı değişimlerinin ve ergimelerin bulunduğu, numunelere uygulanan detaylı mikroskopik yapı analizi sonucunda da tekli kalın bakır tel numunelerinin maruz kaldıkları ısıl işlem türünün sadece harici ısı ile olmadığı, aşırı elektrik akımı yüklenmesi sonucu oluşabilecek türde yapı değişimlerine maruz kaldıkları özellikle binanın 2. katından alınan bakır tel numunelerinin kristal yapılarında aşırı tane büyümeleri geliştiği ve kontakt sonucu oluşabilecek tarzda ergimeler bulunduğu tespit edilmiştir.

Soruşturma aşamasında 02.12.2016 tarihinde mahallinde keşif yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda, binanın kapısından girişte, sağ duvar üzerindeki ana saç pano içerisinde kofra eski tip elektrik sayacı ve w tipi sigorta bulunduğu, sayaç ve sigortaların tamamen yandığı ana pano görülmüş ve pano içinde yangın meydana getiren herhangi bir durumun oluşmadığının tespiti ile bahsi geçen ana panoda bulunan sayaçtan çıkarak duvar üzerinde lambri ile kapatılmış pencere boşluğundan yan tarafta bulunan müdüriyet odasının ara duvarı üzerindeki tali panoya sıva üstü açıktan giriş yapan kalın bakır iletken elektrik kablosunda kısa devre/ark meydana geldiği, kablonun ergime ve tomurcuklanmaya maruz kalarak koptuğu, oluşan ark sonucu alt kısmında bulunan çekyatın üzerine düşen kıvılcımla tutuştuğu, kablo izolasyonu tutuşmasıyla da duvarın arka tarafında bulunan ana panoya sirayet ederek alt kısmında bulunan ayakkabılığı ve duvardaki lambriyi tutuşturduğu, zemin katta meydana gelen yangın, zeminde bulunan halı, zemin ahşap döşeme ile merdiven kenarları ve koridor ile oda yan duvarlarında bulunan poliüretan üzeri ahşap lambri kaplamaların tutuşarak hızla yanmaya başladığı, yangının baca görevi yapan merdivenler üzerinden üst katlara taşınmış olduğu merdiven girişindeki yanma ve hasarın yoğunluğundan anlaşıldığı, üst 2. katın çatısının tamamen ahşap olduğu üzerinin çinko kaplı olduğu üst katın çatısının tamamen yanarak çöktüğü,koridorun sağ tarafında yangın merdivenine bitişik bulunan 7 nolu oda kapısının iç üst sol tarafında çatı aralığında tavandan odaya 7 kablo girişi yapan kalın bakır iletken kabloların tamamında kısa devre/ark meydana geldiğinin tespit edildiği, oluşan kısa devre sonucu kapının üzerindeki tavan ve çatı kaplamasının da yanmaya başladığı, odada bulunan öğrencilerin kapıya yaklaşamadıklarından dolayı odadan çıkamayıp cam tarafında toplandıkları ancak karbonmonoksit zehirlenmesine maruz kalmaları nedeniyle şok ve uyku haline geçerek öldükleri, bu nedenle çevreden gelenlerce ve itfaiye ekiplerince, odadan herhangi bir ses gelmemesi ve yurt görevlilerince de bilgilendirme yapılmaması üzerine anılan kata müdahalede bulunulmadığının tespiti yapılmıştır.

Ayrıca anılan raporda binanın elektrik tesisatında gerek giriş katında pano bölümlerinde gerekse katlardaki buat eklerinde yine 2. kat 7 nolu etüt odasında yangın başlatan tesisatın üzerindeki buat içerisinde klemens kullanmayıp kablo uçlarının birbirine sargı şeklinde burkularak bağlandığı ve bantla izole edildiği bu durumun Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği ile teknik ve fenne aykırı olup yangın çıkması için büyük risk teşkil ettiği belirtilmiştir.

Mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen ve dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporlarında olaya konu binada tespit edilen, olayın meydana gelmesine ilişkin eksikliklerin, elektrik tesisatının eski olup yenilenmesinin ve bakımının yapılmamış olması ile aşırı akım durumunda elektrik akımını kesecek röle sisteminin mevcut olmadığı, acil çıkış kapılarının yangına 60 dk dayanacak nitelikteki malzemeden yapılması gerektiği halde binadaki acil çıkış kapılarının PVC malzemeden yapılmış olup kapı genişliğinin 70 cm den az, yüksekliğinin 190 cm olması gerekirken 1. katta bulunan yangın merdiveni kapısının genişliğinin 57 cm olduğu, yangın uyarı ve algılama sistemlerinin olmadığı, yangın tatbikatının yapılmadığı, yurt binasında kaçış merdivenine bir pencereden ulaşılması gerektiği ve pencere geçişinde kullanılan malzemelerin en az 30 dk yangına dayanıklı malzemeden yapılması gerektiği, kaçış merdivenine bir odadan geçilerek ulaşılması ve bu oda kapısının kendiliğinden kapanır olması ile kilitsiz tutulması gerektiği halde yurt binasında bu donanıma sahip bir alanın bulunmadığı yönünde tespitlerin yapıldığı görülmüştür.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında;
14.10.2015 tarihinde dernek yönetim kurulu tarafından yurt müdürü olarak görevlendirilen ve 1990' lı yıllardan beri belletmen ve müdür olarak çeşitli yurtlarda görev yaptığını beyan eden sanık ...'in savcı huzurunda verdiği beyanında, yurtta elektrik sigortasının zaman zaman attığı, sigorta atması sonucu aşağı düşen mandalın yukarı kaldırılarak günlük hayata devam edildiği ve ögrencilerin bulaşıkları yıkadıkları sırada elektrik çarpmasına maruz kaldıklarını doğrular şekilde, yurdun elektrik sigortasının atmasından haberi olduğunu, adını hatırlamadığı belletmenin kendisine bu durumu söylediğini, sigortayı kaldırarak kullanmaya devam ettiklerini ve bu konuda herhangi bir tamir çabası içine girmediğini ifade ettiği,

Sulh ceza hakimi karşısında verdiği beyanında, yurt müdürlüğüne başladığında maarif müfettişlerinin yurdu denetlemeye geldiklerini, personele yönelik eksiklikler olduğu yönünde tespit yapıldığını ve bu durumu yönetim kuruluna bildirdiğini, yurtta yangın tatbikatının yapılmadığını, olay günü yangın tüplerinin bakım için yetkili şirkete teslim edildiğini ancak yerine geçici yangın tüpü almadığını daha önceki yöneticilik tecrübelerinden bildiği kadarıyla geçici yangın tüpünün bırakılması gerektiğini beyan ettiği,

Duruşmada verdiği ifadesinde ise sigortanın attığının tanık beyanları ile de doğrulandığını, sigortaya fazla güç binmesi halinde sigortanın attığını, kendilerinin bilerek sigortanın gücünü yükseltmediklerini çünkü ögrencilerin ütü gibi elektrik çeken aletleri kullanmalarını istemediklerini beyan etmesi,

Sanığın yurt işleyişini eşi ... ile kanunda tanımlanan belletmen sıfatını taşımayan Gülsüm'e bırakması, tanık anlatımlarından, öğrencilerin yurt dışına çıkmak için izni şoför ve güvenlik görevlisi olarak çalışan sanık ...'tan aldıklarının anlaşılması,

Olay anında yürürlükte bulunan Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliğinin 28. maddesinde, yurdun yangından korunması için gerekli tedbirleri almak ve bu husustaki talimat ve usulleri uygulamanın yurt müdürlerinin sorumluluğunda olduğunun belirtildiği ve Milli Eğitim Bakanlığı Yangın Önleme ve Söndürme Yönergesinde, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yurt kurumunda, senede en az 1 kez söndürme ve tahliye tatbikatı yapılması gerektiği ve buna ilişkin sorumluluğun yurt müdüründe olduğunun belirtilmesi ile olay anında yürürlükte bulunan Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliğinin personelin nitelikleri başlıklı 26. maddesinin b bendinde '' Belleticilik için yüksekögretim mezunu olmak şartı aranır ... '' denilmekle, sanık müdürün yurtta 4 belletmen görevlendirdiği ancak gayri resmi olarak çalıştıkları, sigortalarının olmadığı gibi ...'in ve ...'nin, kollukta verdikleri beyanlarında, eğitim durumlarının lise ve dengi okul olduğunu, bahsi geçen yurtta gönüllü olarak ücret almadan öğrencilerin derslerine yardımcı olduklarını ifade etmeleri ile ...'nin kollukta verdiği beyanında, eğitim durumunun ortaokul olduğunu ve ücret almadan etüt derslerinde ve din derslerinde öğrencilere yardımcı olduğunu ifade etmesi karşısında, sanığın mevcut olayda, kanunun kendisine yüklediği sorumluluk ve yükümlülükleri yerine getirmemesi, yurt idareciliği konusunda bilgi ve tecrübeye sahip olmasına rağmen özensiz bir idarecilik tutumu sergileyerek binada mevcut olan elektrik tesisatındaki sorunu tamir ettirmek yerine bozuk olan ve yangın çıkma riskinin yüksek olduğu eski elektrik tesisatını görmezden gelerek kullanmaya devam etmesi,

Nedenleriyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanık ... her ne kadar ifadelerinde, bekçi ve şöfor olarak görev yaptığını ve yurdun işleyişi ile ilgili sorumluluğunun olmadığını beyan etmiş ise de, tüm dosya kapsamı itibariyle filliyatta ögrencilerin sanık ...'tan izin aldığı, yurda öğrenci kayıt ettiği, olay günü yangın tüplerini şirket yetkilisine teslim eden kişi olduğu dikkate alındığında, sanığın yurdun işleyişinde sanık ... ile birlikte söz sahibi olup yetkisinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın somut olayda öğrencilerin güvenliği için yapılması gerekenleri yapmaması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanık ...'ın eşine ait olan Yılmaz Yangın Söndürme Sistemleri isimli yangın tüpü konusunda yetkili şirket statüsünde yer alan şirketin idarecisi olduğu, olay günü anılan yurdun yangın tüplerini bakım için almasına rağmen yerine geçici yangın tüpü bırakmaması karşısında, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin 99. maddesinin 7. fıkrasında, yangın tüplerinin dolum /bakım için yetkili şirket tarafından alındığında, alınan söndürücü cihaz niteliğinde ve aynı sayıda kullanıma hazır yangın söndürme cihazlarını geçici olarak bırakmak zorunluluğunun olduğuna ilişkin hükme aykırı davranması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Kollukta ve savcı huzurunda verdiği ifadesinde, anılan derneğe 1973 yılında üye olduğunu ve 1977 yılından beri anılan derneğin yönetim kurulu başkanı olduğunu beyan eden sanık ...'un, yurdun ilçe Milli Eğitim müdürlüğü tarafından denetlendiğini, hazırlanan denetleme raporlarını okumadığını, yurtta eksiklikler olduğunu ancak hatırlayamadığı birinin, hatırlayamadığı zamanda kendisine eksiklikleri söylediğini, sanık ...'nin eksiklikleri giderdiğini düşündüğünü, elektrik aksamı ile ilgili tadilat yapılmadığını beyan ettiği izlenmiştir.

Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın ise dernek yönetim kurulu üyesi oldukları,...Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Tüzüğünün 2. maddesinin I bendinde, derneğin çalışma konuları arasında binaların ve tesislerin muhafazası için icap eden bakım ve tamiratı yaptırmak olduğunun belirtilmesi ile derneği temsile yetkili organın yönetim kurulu olduğu tespit edilmiştir.

Dernek binasının, derneğin kurduğu tesislerin ve demirbaşların doğal afetlerden koruması için gerekli tedbirleri almakla görevli organın yönetim kurulu olduğu yukarıda zikredilen tüzüğün 10. maddesinde belirtilmiştir.

19 Aralık 2007 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin 4. maddesinin ff bendinde mevcut yapı kavramından bahsederek anılan yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce yapı ruhsatı alınıp yapımı devam eden veya yapımı tamamlanan yapı, bina ve tesis işletmelerini kapsadığının belirtildiği ve 1972 yılında yapımı tamamlanan olaya konu binanın mevcut yapı kavramı içinde yer aldığı,

Anılan Yönetmeliğin 6. maddesinde, bu yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından sorumlu olan kişiler arasında yapı sahipleri ile işveren veya temsilcilerinin bulunduğunun, anılan Yönetmeliğin 146. maddesinin a bendinde, bina yüksekliği 30.50 metreden fazla olmayan binalarda kaçış merdivenine bir pencereden ulaşılmasına ve pencere geçişinde kullanılan malzemelerin en az 30 dakika yangına dayanıklı malzemeden yapılması, b bendinde ise kaçış merdivenine bir odadan geçilerek ulaşılmasına oda kapısının kendiliğinden kapanır olması ve kilitsiz tutulması ve kaçış merdivenine ulaşılan odanın kapısından kaçış merdivenine olan azami uzaklığın 9 metre'yi geçmemesi halinde müsaade edileceğinin, bu oda duvarlarının ve kapısının yangına en az 60 dakika dayanıklı malzemeden yapılması gerektiğinin belirtildiği, Yönetmeliğin 149. maddesinin b bendinde, mevcut binalarda kaçış merdiveni kapılarının parlayıcı madde içermeyen ve kullanım alanlarından kapı ile ayrılan koridorun, hol ve benzeri hacimlere açılması halinde yangın güvenlik holü yapılmasının zorunlu olmadığının belirtildiği,

Yönetmeliğin 157 .maddenin 1. bendinde, mevcut yapılarda kaçış merdivenleri kapılarının en az 60 dakika yangına dayanıklı ve duman sızdırmaz özellikte olması gerektiği ile kaçış yolu kapılarının genişliğinin 70 cm'den ve yüksekliğinin 190 cm'den az olamayacağının belirtildiği, aynı maddenin 2. bendinde, kaçış yolu kapılarının el ile açılabilmesi ve kilitli tutulmaması gerektiğinin belirtildiği, 3.bendinde ise kapıların kendinden kapatır düzenekler ile donatılması ve itfaiyeci veya görevlilerin gerektiğinde dışarıdan içeriye girebilmelerine imkan saplanması gerektiğinin belirtildiği, anılan Yönetmeliğin 75. maddesinin 3. bendinde, yapı yüksekliği itibariyle 6,50 metrenin üstü yükseliğe sahip yapılarda otomatik yangın algıma cihazlarının tesis edilmesinin mecburi olduğu,

Yönetmeliğin 84. maddesinde, yangın algılama ve uyarı sistemlerinin bina sahibinin ve yöneticisinin veya bunların yazılı olarak sorumluluklarını devrettiği bina yetkilisinin sorumluluğu altında ilgili standartlarda belirtilen sistemin gerektirdiği periyodik kontrole, teste ve bakıma tabi tutulacağının belirtildiği,

Yönetmeliğin 68. maddesinde, her türlü binada elektrik tesisatının, koruma teçhizatı, kısa devre hesapları yalıtım malzemeleri, bağlantı ve tespit elemanları uzatma kabloları, elektrik tesisat projeleri ve kuvvetli akım tesisatının Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğine, Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliğine, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine ve ilgili diğer yönetmeliklere ve standartlara uygun olarak tesis edileceği ile panellere enerji sağlayan besleme kablolarının yangına karşı en az 60 dakika dayanabilecek özellikte olması gerektiğinin açıklandığı,

Yönetmeliğin geçici 1 nolu maddesi ile de bahsedilen "Yönetmeliğin onuncu kısmında belirtilen mevcut binalar için yangına karşı alınması gereken tedbirler, bina sahibi ve yöneticisi ile kurum amirleri tarafından 1 yıl içinde yerine getirilir. Bu süre içerisinde, alınacak tedbirlerin gerekli kıldığı tesisatın yapımına başlanılmış ise, yapım süresine bağlı olarak ilgili idare tarafından 1 yılı aşmamak üzere yapım süresi tanınabilir" hükmü karşında, yapımı 1972 yılında tamamlanan 1985 yılından beri yurt olarak kullanılan binanın yıllar içinde tesisat bakımını ve yenilenmesini kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yapmayan, kullanım amacına uygun güvenliği sağlamak için gerekli olan şartların yerine getirilmesi için adımlar atmayan yaşı küçük kız öğrencilerin eski yurt binasında kalmasına göz yuman sanıkların eylemlerinde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, her ne kadar iddianamede bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması talep edilmemiş ise de, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep eden mütaalaya karşı sanıklar müdafiilerinin beyanlarının alındığının anlaşıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tayin edilen ceza miktarlarının somut olay ile uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kozan Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.