SAYISI: 2022/İHK-21729
SAYISI: K-2022/33313
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.06.2020 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketine başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla 20,00 TL tazminatın 20.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 13.948,30 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 129.971,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 146.863,27 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan sağlık kurulu raporunun hükme esas alınamayacağını, tazminat hesabının ZMSS Genel Şartlarındaki usul ve esaslara uygun şekilde yapılması gerektiğini, davacının alkollü araç sürücüsünün aracında yolculuk yapması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 11.158,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 103.977,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.354,40 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 117.490,62 TL maddi tazminatın 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, mevcut raporda davacının maluliyet oranının birden fazla yönetmeliğe göre tespit edildiğini, kusur raporu alınmaksızın aktüer raporu alınmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olup kaza tespit tutanağında kusur tespiti oran gösterilmeksizin yapıldığından kaza tespit tutanağı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun tespitinin mümkün olmadığını,müvekkilinin sorumluluğunun tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden kusur raporu alınması gerektiğini, taraflarınca aldırılan kusur raporuna göre davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %75 asli kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise sürücü belgesi bulunmaması nedeniyle %25 tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, aktüer raporu ile yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, bakıcı ücretinin hem brüt asgari ücret hem de net asgari ücret üzerinden hesaplandığını, fiilen bakıcı tutulmadığından net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, davacının alkollü olarak araç kullanan sürücünün aracında yolculuk yaptığından hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerekirken davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri de dikkate alınarak düzenlenmiş olup yetkili kurumca tanzim edilen işbu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %12 kalıcı engel oranı yerine Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma ve Meslekte Kazanma Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen %11,3 kalıcı engel oranının karara esas alınmış olmasının davalının lehine olduğu, kaza tespit tutanağında kusur dağılımı yapılamadığı açıklamasına yer verilmiş olup davacının yolcu olması da dikkate alınarak %100 kusur oranı üzerinden tazminat hesabı yaptırılmış olmasında bir isabetsizlik görülmediği, brüt asgari ücrete göre belirlenen geçici bakıcı giderine hükmolunmasının yerleşik Yargıtay kararlarına uygun olduğu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmasının isabetli olduğu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararının poliçe teminatı kapsamında olduğu, itiraza konu kararda bilirkişi raporuyla belirlenen tazminat miktarından Yargıtay kararları gereği %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm kurulduğu, dosyada tarafların uzlaşmalarına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi davalının da bu yönde bir delil sunmadığı belirtilerek davalının bu konulardaki itirazlarının reddi gerektiği, kararda davacı lehine tam avukatlık ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı bu nedenle davalı vekilinin avukatlık ücretine ilişkin itirazının kabulü ile davacı lehine tarifeye göre hesaplanan avukatlık ücretinin tamamı esas alınarak hükmedilmiş olan avukatlık ücretinin maktu ücretin altına düşmemek üzere 1/5 oranına indirilerek kararın düzeltilmesi gerektiği belirtilerek davalının itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının (3) numaralı bendinde yer alan ''15.111,61 TL'' ibaresinin ''5.100,00 TL '' olarak düzeltilmesine, davalının sair itirazlarının reddine, kararın düzeltilmiş şekliyle uygulanmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, mevcut raporda davacının maluliyet oranının birden fazla yönetmeliğe göre tespit edildiğini, kusur raporu alınmaksızın aktüer raporu alınmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olup kaza tespit tutanağında kusur tespiti oran gösterilmeksizin yapıldığından kaza tespit tutanağı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun tespitinin mümkün olmadığını,müvekkilinin sorumluluğunun tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden kusur raporu alınması gerektiğini, taraflarınca aldırılan kusur raporuna göre davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %75 asli kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise sürücü belgesi bulunmaması nedeniyle %25 tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, aktüer raporu ile yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, bakıcı ücretinin hem brüt asgari ücret hem de net asgari ücret üzerinden hesaplandığını, fiilen bakıcı tutulmadığından net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, davacının alkollü olarak araç kullanan sürücünün aracında yolculuk yaptığından hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,89,90,91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 20.06.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Engel Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin Hakem Heyetlerince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle davalıya sigortalı araç sürücüsü ile karşı araç sürücüsünün olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.