Öznur Yollu ile ... aralarındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne dair ... 7. Aile Mahkemesinden verilen 15.02.2012 gün ve 1347-204 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili, boşanma davasına verdiği karşı dava dilekçesinde, tarafların 1996 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde alınan 6960 ada 2 parsel üzerindeki 12 numaralı bağımsız bölümün davalı adına tescil edildiğini, müvekkilinin annesinden aldığı 4.000 TL ve kişisel eşyası niteliğindeki ziynet eşyalarının satışından edilen para ile taşınmazın alınmasına ve iyileştirilmesine katkıda bulunduğunu açıklayarak, taşınmazın belirlenen bedeli üzerinden 25.000 TL değer artış payı ve katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın banka kredisi ve müvekkilinin ailesinin yardımlarıyla alındığını, davacının stand hostesliğinden kazandığı cüzi miktar para ile evin alımına katkıda bulunmasının mümkün olmadığını, halen kalan 23.500 TL. kredi borcunun ödemeye devam edildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 18.232,99 TL. değer artış ve katkı payı alacağının davalı taraftan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Taraflar, 05.06.1996 tarihinde evlenmişler, 25.02.2009 tarihinde karşılıklı olarak açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 23.02.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. 4721 ... TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında bu tarihe kadar 643 ... TKM.nin 170.maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202). Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 25.02.2009 tarihinde sona ermiştir (TMK.nun 225/2). Dava konusu 6960 ada 2 parsel üzerindeki 12 nolu bağımsız bölüm 29.06.2005 tarihinde satın alınarak davalı ... adına tescil edilmiştir.
Dava konusu 12 nolu bağımsız bölüm, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 29.06.2005 tarihinde satış yoluyla davalı adına tescil edilmiştir. Eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK.m.227). Eşlerden birine ait edinilmiş mallar üzerinde, diğer eşin mülkiyet veya diğer bir ayni hak talebi söz konusu değildir. Yani katılma rejiminde; eşlere tanınan hak, ayni bir hak olmayıp şahsi bir haktır. Sadece mal rejimi sona erdiğinde, eşlerin edinilmiş mallara ilişkin artık değerler üzerinde karşılıklı alacak hakkı vardır (TMK.236.m).
değer artış payı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve TMK.nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olduğu gibi ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Davacı vekili, taşınmazın kirada bulunması nedeniyle 1 yıllık kira bedeline ilişkin olarak temyiz isteğinde bulunmuş ise de dava dilekçesinde bu hususta istek bulunmadığı gibi bu yönde usulüne uygun olarak açılmış bir dava olmadığından davacı vekilinin kira bedeline yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dava dilekçesinde, taşınmazın alınmasına kişisel malı niteliğindeki babası tarafından verilen 4.000 TL. ve ziynet eşyalarının satışından elde edilen gelirlerle katkıda bulunulduğu, ayrıca taşınmazın değerini artıran iyileştirmeler yaptığı bildirilerek istekte bulunulmuştur. Davacının ziynet eşyaları ile babası tarafından davacıya verilen 4.000 TL. bağış niteliğinde olup davacının kişisel malı niteliğindedir.(TMK.nun 220/2 md.) Dava konusu ziynet eşyalarının cins ve miktarı dosya içerisindeki fotoğraflar ve diğer belgelerden tespit edilmiş ve ulaştığı değerler uzman bilirkişiler tarafından usulüne uygun olarak belirlenmiş olduğuna göre, mahkemece bu değerlerin davacının kişisel malı olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, iyileştirme gideri olarak yapılan 2.340 TL evlilik içerisindeki davacı tarafından elde edilmiş olup yine evlilik birliği içerisinde taşınmazın banyo, mutfak dolabı vb. giderlerinde kullanılmıştır. Açıklanan bu paranın TMK.nun 219. maddesi uyarınca edinilmiş mal olarak kabulü gerekmekte olup artık değere eklenmesi gereken gelirlerdendir. O halde; mahkemece bu değerin davacının kişisel malı olarak kabul edilmesi ve değer artış payında dikkate alınmış olması isabetli olmamıştır.
değer artış payı ve katılma alacağı niteliğindedir. Bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerinin esas alınması gerekmektedir. (TMK.nun 232 ve 235 md.)Somut olayda;inşaat bilirkişisi, 22.12.2011 keşif tarihi itibarıyle dairenin değerini belirlemiş ise de, anılan değer güncelliğini yitirmiştir. Mahkemece yapılacak iş; taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerinin belirlenmesi, davacının değer artış payı alacağı, davalının kişisel malı niteliğindeki otomobilin satışından elde edilen gelir ve yakınlarından aldığı toplam 10.795 TL ile kalan banka kredi taksitlerinin taşınmazın borçları kabul edilerek düşülmesi, ondan sonra yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde hesaplama yapılarak kalan artık değer üzerinden davacının yasal katılma alacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Diğer yönden; davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin taşınmaz üzerindeki katkısının belirlenerek davalı taraftan alınmasını istemiş ve faiz talebinde bulunulmamış 02.03.2011 tarihli dilekçesinde ise, keşifte belirlenen bedel üzerinden 25.000 TL değer artış payı ve katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınmasını istemiştir. Davacı vekili tarafından tarihi açıklanan dilekçeyle dava tarihinden geçerli olarak yasal faiz istenilmiş ise de değer artış payı ve katılma alacağına ilişkin isteklerde karar tarihinden geçerli olarak faiz yürütülmesi gerekmektedir. (TMK.nun 239/son md.) Mahkemece, faiz yönünden de olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 21,15 TL peşin harcın temyiz eden davacıya, 270,75 TL peşin harcında davalıya iadesine 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.