Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2011 tarih ve 2010/283-2011/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine cari hesap alacağı 3.460,40 TL ve işlemiş faizi için ilamsız icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, asıl alacağa 13.02.2009 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete faturaya dayalı herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini, davacının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, aksi takdirde davacı aleyhine başlattıkları takip dosyasındaki alacakları ile ilgili olarak takas mahsup taleplerinin kabulünü istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacının davalıdan 3.392,28 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından tanzim edilip davalı defterlerinde yer alan faturaların davacıya teslim edildiğine dair belge sunulmadığından davacı alacağından mahsup edilmediği, icra takibinde işlemiş faiz talep edilmişse de takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair belge ibraz edilmediği, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 3.392,28 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin takip talebinde de avans faizi istememiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, dava taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davacı takipten önce taşıma bedeli alacağı için fatura düzenlemiş ve davalıya tebliğ ettirmiştir. Bu durumda, taşıma ücreti likit alacak olup davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 151,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.