Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı olduğu 5737 parsel sayılı taşınmazı inançlı işlem ile davalıların miras bırakanı ...’a devrettiğini ancak taşınmazdaki payını geri istediğinde davalıların taşınmazı devre yanaşmadığını, temlike ilişkin yazılı sözleşmenin de bulunduğunu ileri sürerek, davalıların miras bırakanı adına olan tapu kaydının ¼ payının iptali ile taşınmaz üzerindeki evin alt katının adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava değerine itiraz etmiş, zamanaşımı itirazında bulunarak, davacı tarafından sunulan sözleşmeyi ve altındaki imzayı kabul etmediklerini, davacının taşınmazda herhangi bir hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının inanç sözleşmesine ilişkin olarak sunduğu yazılı delildeki imzanın davalıların miras bırakanının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, inançlı işlem iddiasının 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İBK uyarınca yazılı belge ile kanıtlanamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olduğuna göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 8,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 10.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.