SAYISI: 2022/İHK-32540

SAYISI: K-2022/113897

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.09.2020 tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan araç ile elektrikli bisikletin kazası neticesi elektrikli bisiklette sürücü konumunda olan davacı ...'ın %24 malul kaldığını ayrıca 90 gün geçici bakıcı gideri zararının oluştuğunu, ...'na 25.01.2021 tarihinde başvuru yapılmış ise de başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.950,00 TL sürekli iş göremezlik ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının ve avans faizinin Güvence Hesabın'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın “fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak” açıldığını, kısmi dava olarak açılan davanın sonradan belirsiz alacak davası olarak değiştirilemeyeceğini, yönetmelik usul ve esaslarına aykırı maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvurulmuş olması sebebiyle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğunu, maluliyet raporunun ÇÖZGER Yönetmeliği kapsamında hazırlanması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca davaya konu trafik kazasının karayolunda gerçekleşmediği tespit edildiği takdirde davalı açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "adli kurul raporu her ne kadar kazadan bir yıl sonra düzenlenmiş ise de; bu durumda başvuru sahibinin hangi ölçüde iyileştiği belirlenemeyeceği bu nedenle engelli raporunun ameliyattan sonra 270 gün iyileşme süresi bitiminden itibaren geçecek bir yıllık süre sonunda alınması gerektiği, bu haliyle sunulan raporun uyuşmazlığı aydınlatmak bakımından yetersiz olduğu anlaşıldığından, ilgili mevzuata göre düzenlenmesi gereken maluliyet raporu davalı kuruma sunulmadan usule aykırı olarak Komisyona başvuru yapıldığı" gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; yönetmeliğe uygun rapor alınmasına rağmen hatalı olarak başvurunun reddine karar verildiğini beyan ederek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 13.10.2021 tarihli 2021/2470 sayılı raporda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranı %24, geçici iş göremezlik süresi 270 gün, geçici bakıcı süresinin 90 gün olarak belirlendiği, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davacının bizzat muayenesi yapılarak düzenlendiği anlaşılmakla hükme esas alınması gerektiği, zarar hesaplanır iken bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılması gerektiği, buna göre alınan aktüer raporunda 6.621,75 TL geçici bakıcı gideri, 535.892,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, sürekli iş göremezlik zararının sakatlık teminatı, bakıcı giderinin sağlık gideri teminatı kapsamında kaldığı, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin ayrı ayrı 410.000,00 TL olduğu, davacı vekilinin 22.06.2022 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu artırarak, sürekli iş göremezlik zararı olarak 410.000,00 TL, bakıcı gideri olarak 6.621,75 TL talep ettiği anlaşılmakla; 15.05.2022 tarih ve K-2022/113897 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacının ileri sürmüş olduğu itirazlarının kabulü ile; başvurunun kabulüne, 410.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ile 6.621,75 TL bakıcı gideri tazminatının 28.12.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın “fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak” açıldığını, kısmi dava olarak açılan davanın sonradan belirsiz alacak davası olarak değiştirilemeyeceğini, yönetmelik usul ve esaslarına aykırı maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvurulmuş olması sebebiyle usulden ret kararı verilmesi gerekitğini, davacının kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğunu, maluliyet raporunun ÇÖZGER Yönetmeliği kapsamında hazırlanması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca davaya konu trafik kazasının karayolunda gerçekleşmediği tespit edildiği takdirde davalı açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, uzlaşma husususun araştırılmadığını, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesinde hatalı hesaplama yapıldığını, ayrıca tarafların kusur durumunun yeterince incelenmediğini, ticari faize karar verilmesinin doğru olmadığını, tam vekalet ücretine karar verilmesinin de usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85,89,90,91 inci maddeleri, ... Yönetmeliği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

Davacının yaralanması alt ekstremiteye ilişkin olup kati raporun iyileşmenin tamamlanmasından itibaren geçecek bir yıldan sonra düzenlenmesi ve bundan sonra davalı sigorta şirketine başvurulması gerekirken bu sürenin İtiraz Hakem Heyeti aşamasında dahi dolmadığı (28.06.2022) gözetilmeksizin UHH kararındaki gerekçe ile başvurunun usulden reddi yerine davanın esastan kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu düşündüğümden onama yönünde tezahür eden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.