Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 149 ada 5 parsel sayılı 4518,63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... adına tespit edilen 149 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini öne sürerek bu eksikliğin dava konusu taşınmazdan tamamlanması için dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 149 ada 5 ve dava dışı aynı ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 149 ada 5 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli ve kırmızı renkle taralı bölümün davacıya ait olduğunun ispat edilemediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar yargılama sırasında bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Dava ve temyize konu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir.
Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, davacı 24.01.2011 havale tarihli tanık listesi verdiği halde tanıkları keşfe çağrılmamış, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı tarafın tanıklarının taşınmaz başında dinlenebilmeleri için adlarına davetiye çıkarılmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen el verdiğince yaşlı, yansız, yerel, uzman fen bilirkişi tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden 3402 sayılı Kadastro Kanununun hükümleri uyarınca işlem yapılıp, keşif yapılmalı, davacının hak iddia ettiği temyize konu taşınmaz bölümünün öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacı ... adına tespit edilen ve dava konusu olmayan 149 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin kadastro işlemlerinin olağan usullerle kesinleştirme işlemlerinin yapılması için Kadastro Müdürlüğüne iadesi yerine taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davacı ...'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
7. Hukuk Dairesi - E. 2012/6047 - K. 2012/9083
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 7. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2012/6047 |
| Karar No | 2012/9083 |
| Karar Tarihi | 10.12.2012 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"