SAYISI: 2022/İHK-3633
SAYISI: K-2021/160477
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.05.2014 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle teminat altına alınan aracın seyir halinde iken park halinde bulunan araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 27.04.2021 tarihli raporda davacının maluliyet oranının % 13 olarak belirlendiğini, davalı ... tarafından 21.12.2018 tarihinde 35.418,00 TL ödeme yapıldığını ancak yapılan bu ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat ödemesi hususunda sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de herhangi bir cevap alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça daha önce STK 2019.E.19695 sayılı dosya ile başvuru yapıldığını, %5,1 maluliyet ve %100 kusur oranı üzerinden 1.251,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 52.409,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 528,16 TL geçici bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 54.188,98 TL tazminatın hesaplandığını ve bu tutardan 21.12.2018 tarihinde ödenen 35.418,00 TL tazminatın güncellenmiş değeri olan 37.260,71 TL'nin tenzil edilmesinden sonra davacının bakiye zarar tutarının 16.928,28 TL olduğunun tespit edildiğini, anılan dosyada 16.928,28 TL tazminata hükmedildiğini, karara taraflarınca itiraz edildiğini ancak İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine kesin olarak karar verildiğini, bu sebeple icra dosyasına ödeme yapıldığını, huzurdaki başvuruda ibraz edilen maluliyet raporunda maluliyet oranının %13 olarak belirtilmesine karşın 2019 E.87239 sayılı dosyada alınan adli tıp uzman bilirkişi raporunda maluliyet oranının %10,3 olarak tespit edildiğini, bu nedenle bu iki rapor arasında dahi çelişki bulunmakta olup bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, daha önce %5,1 maluliyet oranı üzerinden sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiğinden kabul anlamına gelmemek kaydıyla artan maluliyet söz konusu olduğu için %7,9 maluliyet oranı üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların, dava sebebinin ve talep konusunun aynı olduğu bir başka başvuru dosyasında (2019.E.19695 sayılı) davanın kabulü ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı olarak bakiye 16.928,28 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği, bu karara karşı davalı vekilinin itirazlarının reddedildiği belirtilerek kesin hüküm sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kesin hükme konu edilen başvuruya esas maluliyet raporunda maluliyet oranının %5,1 olarak tespit edildiğini ve kararın da bu orana istinaden verildiğini, işbu dosyaya sunulan maluliyet raporunda ise müvekkilinin maluliyet oranının %13 olarak tespit edildiğini, müvekkilinin maluliyet oranının bir önceki başvuru dosyasında kullanılan raporda tespit edilen orandan fazla olduğundan yeniden başvuru yapma zorunluluğu doğduğunu, maluliyet oranı değiştiğinden ve bu duruma göre hesaplama yapıldığında müvekkilinin alacak bakiyesi bulunduğunu aksi halde müvekkilinin hak kaybına uğrayacağını ileri sürerek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa konu başvuruda sunulan 27.04.2021 tarihli raporda, önceki 21.09.2018 tarihli raporda belirtilen %5,1 maluliyet oranının hatalı olduğu, başvuranın maluliyetinin %13 olması gerektiğinin belirtildiği, oysa davacının maluliyet oranının zamanla artarak yeni durum geliştiğini ileri sürmekte olup yapılan tespitte bu konunun belirlenmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kesin hükmün varlığına istinaden davanın usulden reddine karar verilmiş olup karar sonuç olarak yerinde olmakla beraber sunulan raporun yeni durum oluştuğu iddiasını kanıtlamaması sebebiyle iddianın kanıtlanmasına ilişkin yeniden rapor aldırılması gerekirken bu yapılmayarak karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince 2 aylık karar verme süresi içerisinde iddianın kanıtlanacağı bir raporun aldırılması ve oluşan maluliyete göre aktüer hesaplama yaptırılması gerekmekte ise de sürenin yetişmeyeceği ve Covid-19 salgını nedeniyle hastanelerin yoğunluğu gözetilerek sonuç olarak yerinde bulunan Hakem Heyeti kararına karşı itirazın reddi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığa konu başvurunun gelişen durumdan dolayı değil bakiye tazminat için yapıldığını, Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 2018 tarihli raporda müvekkilinin maluliyet oranının %5,1 olarak tespit edildiğini, 2019.E.19695 sayılı başvuruda verilen kararda bu rapor esas alınarak %5.1 maluliyet oranı üzerinden karar verildiğini ancak söz konusu raporda müvekkilinin maluliyetinin eksik ve hatalı değerlendirilerek buna istinaden olması gerekenden daha az bir oran tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına güncel muayenesinin de yapıldığı ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinin dikkate alındığı 27.04.2021 tarihli maluliyet raporu tanzim edilerek müvekkilinin gerçek maluliyetinin %13 olarak tespit edildiğini, bu nedenle de yeni raporla yeniden başvuru yapıldığını, bahsi geçen bu raporun uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hak kaybına sebebiyet verdiğini, yapılan incelemenin detaylı olmayıp bu inceleme ile yapılan yargılamanın da dosyanın esasını aydınlatmaya uzak olup kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 04.05.2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.