SUÇLAR: Nitelikli kasten öldüremeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi kararları

Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hükmolunan ceza miktarı ve türü gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden katılanlar vekilinin anılan hükmü "suç vasfına" ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, kararın "suç vasfı ile sınırlı olarak" temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, katılan ...'a yönelik kasten yaralama, mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde katılan Kurumun, sanık hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde katılanlar ... ..., katılan ..., katılan ... ve ...'ın bu suçların zarar göreni olmadığı ve mezkûr suçlardan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla katılan Kurum vekilinin ve adı geçen katılanlar vekilinin bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükümler yönünden; sanık hakkında 03.09.2017 tarihli olayda katılanlar ..., ... ve ... ...'e yönelik kurulan hükümler yönünden, sanığa isnat edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 35 ve 81,35 maddelerinde düzenlenen kasten öldürmeye teşebbüs suçu için yasada öngörülen hapis cezasının üst sınırının on yıldan fazla olması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen "beraat" hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi gereğince temyizi kabil olduğu, sanık hakkında 14.09.2017 tarihli olayda katılan ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince temyizi kabil olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafii ve katılanlar ..., ..., ..., ... ... vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2021 Tarihli ve 2020/150 Esas, 2021/226 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. 14.09.2017 tarihli olay nedeniyle katılan ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35/2,29,53,58. maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

2. 14.09.2017 tarihli olay nedeniyle mağdur ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,29,53,58. maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

3. 03.09.2017 tarihli olay nedeniyle katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2-3-e, 53,58. maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

4. 03.09.2017 tarihli olay nedeniyle katılanlar ..., ... ...'e yönelik isnat olunan kasten öldürmeye teşebbüs ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e uyarınca ayrı ayrı beraatine,

5. 03.09.2017 tarihli olay nedeniyle katılan ...'e yönelik isnat olunan kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a uyarınca beraatine,

Karar verilmiştir.

B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2022 Tarihli ve 2021/2253 Esas, 2022/42 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, sanık müdafii, katılan Kurum vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a bendi uyarınca kısmen esastan reddine, kısmen düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

1.Katılanlar ..., ..., ..., ... ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; beraat kararlarının hatalı olduğu, katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği, üst hadden ceza tayinine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ilk olayda sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemede atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi, mağdur ...'e yönelik eylemde atılı suçu işlemediğinden bahsile beraat kararı verilmesi gerektiği, haksız tahrik nedeniyle daha fazla indirim yapılması gerektiği, sanığın akıl sağlığı konusunda rapor alınmalı, tekerrür uygulamasının hatalı olduğuna ilişkindir.

3.Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; beraat kararlarının hatalı olduğuna, üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.

Katılan ... ile evli olan sanığın aralarındaki problemler nedeniyle ayrı yaşamaya başladıkları, sanığın katılan ile yeniden birleşmek istediği, katılanın sanıkla barışmayı kabul etmediği ve bu nedenle sanığın, katılan ... ailesine karşı olay tarihinden öncesinde hakaret, tehdit, yaralama, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği gerekçesiyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütüldüğü, sanık hakkında eşine yönelik eylemleri nedeniyle 6284 sayılı kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı verildiği, sanığın bu tedbir kararlarını birden fazla kez ihlal ettiği, sanığın 03.09.2017 tarihinde katılanların bulunduğu yere geldiği, katılanın ... ...'in yanında Esas No: 2022/7104

babası ve kardeşinin bulunduğu, annesinin olaydan sonra bulundukları yere geldiği, sanığın tüfekle ateş etmesi sonucunda katılan ...'ın saçma tanesi ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralandığı, sanığın katılan ...'in kendisini iş yerinde birlikte çalıştığı katılan ... ile aldattığını düşündüğü, 14.09.2017 tarihinde sanığın katılanın çalıştığı işyerine geldiği, kendisinin işyerine alınmayacağı düşüncesiyle güvenlik görevlilerine kendisini kurye olarak tanıttığı ve işyerine girdiği, yanında getirdiği tabanca ile konuşma yapmaksızın doğrudan katılan ...'i hedef alarak dört kez ateş ettiği, katılan ...'in yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, kemik kırığı ve hayati tehlike oluşturacak nitelikte olduğu sanığın katılan ...'e ateş etmesi üzerine mağdur ...'in sanığa müdahale etmek istediği, bunun üzerine sanığın silahını ...'e doğrultup ateş ettiği, merminin mağdurun kafasını sıyırarak duvara isabeti neticesinde baş boyun saçlı deri sol perietal bölgede üç santimetrelik sıyrık oluşturacak şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, olay yerine gelen şahısların sanığa müdahale ederek sanığı etkisiz hale getirdikleri anlaşılan olayda;

1. Sanığın eşinin kendisini aldattığından şüphe ederek eşine ait telefon görüşmelerinin kayıtlarını incelediği ve eşinin kendisini mağdur ... ile aldattığını düşündüğü, mağdur ...'in mahkeme aşamasında katılan ... ile telefon üzerinden görüşmeler yaptığını belirttiği, bu görüşmelerin katılan ... tarafından da kabul edildiği ancak söz konusu görüşmelerin katılan ...'in sınav hazırlığı ve şirketin işleri ile ilgili olduğu ve aralarında duygusal arkadaşlık bulunmadığını belirtmişseler de hayatın olağan akışına aykırı olarak gece geç saatlerde birden fazla sayıda ve uzun süreli görüştükleri, mağdur ...'in de 22.05.2023 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesinde ilişkiyi doğruladığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından bu yönde bozma isteyen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, eksik inceleme bulunmadığı, sanığın akıl sağlığına yönelik tedavi geçmişi bulunmadığı, olay anında kendisini kaybetme gerekçesinin Türk Ceza Kanunu anlamında akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin yeterli delil oluşturmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın akıl sağlığı konusunda rapor alınmasına ilişkin temyiz isteminin yerinde olmadığı, sanık hakkında 03.09.2017 tarihli olayda katılan ...'ün sanığın eylemi sonrası olay yerine geldiği bu sebeple sanığın katılan ...'e yönelik eylemi bulunmadığı, sanığın ateş etmesi sonucunda yalnızca katılan ...'ın kolundan saçma tanesi ile hafif şekilde yaralandığı, sanığın katılan ..., ..., ... ...'e yönelik öldürme kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı bu sebeple belirlenen suç vasfında isabetsizlik bulunmadığı,14.09.2017 tarihli olayda sanığın tabanca ile katılan ... ve Mağdur ...'e ateş ettiğinin sabit olduğu, taraflar arasındaki husumet, sanığın silahla katılanların hayati bölgelerini hedef alarak yakın mesafeden birden fazla kez ateş ettiği ve sanığın olaya müdahale eden kişiler tarafından etkisiz hale getirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılan ... ve mağdur ...' e yönelik öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının Esas No: 2022/7104

kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, katılan ... ile mağdur ...'in sanığın eşinin kendisini aldattığından şüphe ederek eşine ait telefon görüşmelerinin kayıtlarını incelediği ve eşinin kendisini mağdur ... ile aldattığını düşündüğü, mağdur ...'in mahkeme aşamasında katılan ... ile telefon üzerinden görüşmeler yaptığını belirttiği, bu görüşmelerin katılan ... tarafından da kabul edildiği ancak söz konusu görüşmelerin katılan ...'in sınav hazırlığı ve şirketin işleri ile ilgili olduğu ve aralarında duygusal arkadaşlık bulunmadığını belirtmişseler de hayatın olağan akışına aykırı olarak gece geç saatlerde birden fazla sayıda ve uzun süreli görüştükleri, mağdur ...'in de 22.05.2023 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesinde ilişkiyi doğruladığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmasında ve indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eylemi ile orantılı cezalar tayin edildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık hakkında 03.09.2017 tarihli olayda katılanlar ... ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat kararları yönünden yapılan incelemede; olay günü sanığın av tüfeği ile aralarında anlaşmazlık bulunan eşi ... ... ve ailesinin bayram ziyareti için gittiği akrabalarının ikameti önünde beklemeye başladığı, katılanlar ..., ... ve ... ...'in evin bahçesinde iken sanığın av tüfeği ile katılanlara ateş ettiği, tüfekten çıkan saçma tanelerinin katılan ...'e isabet ettiği katılan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, diğer katılanlar ... ... ve ...'ın yaralanmadıkları, sanığın ateş ettikten sonra olay yerinden kaçarak uzaklaştığı anlaşılan olayda sanığın ..., ... ... Tatlısert ve ...'ne yönelik eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu, sanığın katılanlar ... ... Tatlısert ve ...'ne yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından sanık hakkında katılan ... ve ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

1.Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, katılan ...'a yönelik kasten yaralama, mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde katılan Kurumun, sanık hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde katılanlar ... ..., katılan ..., katılan ... ve ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davalarına katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin ve katılanlar vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği oy birliğiyle REDDİNE,

2.Sanık 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu

suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. fıkrası uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

3.Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2022 Tarihli ve 2021/2253 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararında sanığın katılana yönelik eyleminde belirlenen suç vasfına ilişkin bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle VASFA YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,

4.Sanık Hakkında 14.09.2017 Tarihli Olayda Katılan ...'e Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan, Mağdur ...'e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri, 03.09.2017 Tarihli Olayda Katılan ...'e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Verilen Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2022 tarihli ve 2021/2253 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili, katılanlar vekili, sanık ... müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 /1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

5. Sanık Hakkında 03.09.2017 Tarihli Olayda Katılanlar ..., ... ...'e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Kurum vekili ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2022 Tarihli ve 2021/2253 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararının sanığın kasten yaralamaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a bendi uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.