Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 14.06.2016 tarih ve 2016/348 E. - 2016/399 K. sayılı kararıyla sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca, 15.000,00 TL adli cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2021 tarih ve 2021/26437 E. - 2021/16062 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin incelemeye konu kararıyla, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyizinin; hükmün Kanun'a ve usule aykırı olduğu, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16 ncı maddesinde düzenlenen yapı kayıt belgesinin alınmış olmasının suçu ortadan kaldırmayacağının gözetilmediği, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın, ruhsatlı zemin+asma katlı dükkanda ruhsat ve eklerine aykırı olarak ön bahçe mesafesinde yaklaşık 30 m² camekanla kapalı ... getirdiği, 24 m² olan asma katta çekme mesafesine yaklaşık 100 m² ilave yaparak imalathane oluşturduğunun tespit edilmesi üzerine imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece, sanığın yapı kayıt belgesi almak suretiyle ruhsata aykırı yapıyı Yasa'ya uygun ... getirdiği kabul olunarak düşme kararı verilmiştir.
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi alınması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5187 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının “düşmesine" yerine, “düşürülmesine" karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “düşürülmesine" ibaresinin çıkarılarak yerine "düşmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.