1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı iş sahibi tarafından sözleşmenin ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararın tazmini; birleşen davada davacı yüklenici tarafından bakiye iş bedeli alacağının tahsili talep edilmiş olup, asıl ve birleşen davanın davalılarınca davaların reddi aksi halde takas ve mahsubu istenmiştir. İlk derece mahkemesince ticari defterlerin ve dayanak belgelerin incelenmesi neticesinde asıl davada; nakliye masrafına dair istemin yerine olmadığı ancak bilirkişi raporlarında sözleşmeye aykırı yapılan iş bedelinden %15 nefaset kesintisi yapılması gerektiği belirtildiğinden asıl davanın kabulü ile ıslahla artırılan 57.905,01 TL'nin davalı yükleniciden tahsiline, birleşen davada ise her iki tarafın usulüne uygun tutulan ve birbirini doğrulayan defterlerinde tespit edilen miktarın 131.033,46 TL olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile 131.033,46 TL'nin davalı iş sahibinden tahsiline karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı taraflar vekillerince süresinde asıl ve birleşen davada temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
a- Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi neticesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, asıl davada davacı tarafından ıslahla artırılan dava değeri 57.905,01 TL olup, mahkemece kabul edilen ve asıl davada davalı yüklenici tarafından temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından davalı yüklenici vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
b- Birleşen dava yönünden yapılan temyiz incelemesi neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı bulunan bilirkişi raporuna göre işin ayıplı olsa da ifa edildiği, ayıba karşı tekeffül sorumluluğu kapsamında asıl davada yüklenici aleyhine tazminata hükmedildiği ve yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağının iş sahibince ödendiğinin yasal delillerle kanıtlanamamış olması gözetilerek iş sahibi vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıdaki gerekçenin 3-a bendinde açıklanan sebeplerle, asıl davada davalı yüklenici vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Asıl davada peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Gerekçenin 3-b bendinde açıklanan sebeplerle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı iş sahibi vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
Birleşen dava bakımından aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına,
Asıl dava yönünden peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
05/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi