Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/498 Esas, 2015/402 Karar sayılı kararının, sanık ... ve suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmeyen şikâyetçi İçişleri Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- İçişleri Bakanlığı vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükümler için yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında kamu malına zarar verme, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, İçişleri Bakanlığı vekilinin talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin tebliğnameye uygun olarak İADESİNE,
2- İçişleri Bakanlığı vekilinin sanık ... hakkında kurulan hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından yapılan temyizinin incelemesinde;
İçişleri Bakanlığının hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları bakımından doğrudan zarar görmediğinin anlaşılması karşısında, temyize hak ve yetkisi olmayan İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
3- Sanık ...'ın temyizi ile sanık hakkındaki tüm suçlardan kurulan hükümler ile İçişleri Bakanlığı vekilinin sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm için yapılan temyizlerin incelemesinde:
Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 125/3-a, 125/4, 265/1. maddelerinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, mahkûmiyet karar tarihi olan 04.06.2015 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.