Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; alt sınırdan verilen ve ertelenen hapis cezası ile vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; hüküm kurulurken karma uygulama yapılması ve indirim sırasında hata yapılması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiğine ilişkindir.
Jandarma üs bölgesinde keşif ve gözetleme ile görevli kolluk birimlerince yapılan bildirimde, kontrol bölgesini baypas ederek genellikle kaçakçılar tarafından kullanılan stabilize yoldan Yüksekova yönüne devam eden bir aracın kasasında kaçak akaryakıt taşımada sıkça kullanılan bidonların yüklü olduğunun belirtilmesi üzerine beklenen ve kontrol noktasına gelen, sanığın sevk ve idaresindeki aracın kasa kısmında görünür şekilde bulunan 35 adet bidon içerisinde 2.100 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; suçlamayı kabul ettiğini, tanımadığı şahıstan aldığı akaryakıtı Yüksekova'ya götürüp satmak isterken yolda yakalandığını beyan ettiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen kaçak eşyanın Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, bozma ilâmı ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Uyarlama yargılamasının kesinleşmiş hükümler yönüyle mümkün olduğu, sanık hakkındaki 10.02.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün 06.05.2020 tarihinde bozulduğu ve bu nedenle 10.02.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün kesinleşmediği gözetilmeden hükmün ilk paragrafında uyarlama yargılamasından söz edilmesi,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) onbirinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, söz konusu maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen temel cezadan sonra uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
4.Sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezada indirim yapılacağı yönündeki ihtarda, hükmün verildiği tarihe kadar ödeme yapması gerektiğinin bildirilmesi yerine "doksan günlük" kesin süre verilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında ödeme yapılmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
1.Hükmün üçüncü bendinde 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca 2/3 oranında indirim yapılırken "8 ay hapis ve 1 gün adli para cezasına" hükmedilmesi gerekirken "1 yıl 4 ay hapis ve 1 gün adli para cezasına" hükmedilmek ve sonraki fıkralar buna göre teselsül ettirilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2.Temel ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca indirim uygulanıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulandıktan sonra gün adli para cezasının "1 gün" yerine "0 gün" olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.