Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 19.07.2016 tarih ve 2015/1007 E. - 2016/741 K. sayılı kararıyla sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 51 inci maddeleri uyarınca, 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Sanığın temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2021 tarih ve 2021/26474 E. - 2021/16039 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin incelemeye konu kararıyla, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyizinin; sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, davaya konu imalatların sanık tarafından yapıldığına dair hiçbir delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı karar verildiği, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın, dükkan içerisinde zemin kattan asma kata ulaşımı sağlayan merdiveni tamamen yıktığı, asma katta demirlerle kapalı bulunan 4,60 x 5,00 ebatlarındaki alanı alçı pen ile kapatarak asma kat ile zemin katı tamamen birbirinden ayırıp asma katta ayrı bir alan oluşturduğu, oluşturulan bu alana da bağımsız ana merdivene açılan iki tane kapı yaptırdığı ve içeride oluşturulan apartlara da bu kapılardan geçişi sağladığının tespit edilmesi üzerine imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece, sanığın yapı kayıt belgesi almak suretiyle ruhsata aykırı yapıyı Yasa'ya uygun ... getirdiği kabul olunarak düşme kararı verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi alınması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.