Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı 27.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıya ait sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, yapılan eksper incelemesi ile araçta meydana gelen hasarın 49.206,55 TL tutarında olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz hizmeti için 413 TL ödeme yapıldığını, davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak yasal sürede herhangi bir ödeme alınamadığını belirterek hasar bedeli tazminatı ve ekspertiz ücreti ödemesine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000 TL 'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle hasar tazminatına ilişkin talebini 44.226,80 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu kazanın 27.09.2021 tarihinde meydana geldiği halde hasar bildiriminin yaklaşık 1 ay sonra 18.10.2021 tarihinde e-mail üzerinden yapıldığını, böylelikle davacı sigortalının araç üzerinde kasko sigortacısı sıfatıyla gerekli işlemlerin yapılmasını engellediğini bu nedenle davacının poliçeden kaynaklanan haklarını kaybettiğini, kaza ile illiyetli gerçek hasar tutarının ve araç pert total olup olmadığının müvekkili şirket tarafından saptanmasının mümkün olmadığını, davalı sigortalının ihbar yükümlülüğüne aykırı davranarak ve değişimi gereken parçaların müvekkili şirket tarafından tedarik edilmesine fırsat vermediğini, araç pert olmadığından aracın parça temininin müvekkili şirket tarafından yapılsaydı uygulanacak iskonto sebebiyle daha ucuza onarılabileceğinin dikkate alınarak tespit yapılması gerektiğini, onarım faturası ibraz edilmediğinden KDV tutarının zarara eklenemeyeceğini, davalı şirketin ekspertiz hizmet bedelinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 44.226,80 TL hasar bedelinin 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 423 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilerek davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuruya konu kazanın 27.09.2021 tarihinde meydana geldiği halde hasar bildiriminin yaklaşık 1 ay sonra 18.10.2021 tarihinde e-mail üzerinden yapıldığını, böylelikle davacı sigortalının araç üzerinde kasko sigortacısı sıfatıyla gerekli işlemlerin yapılmasını engellediğini bu nedenle davacının poliçeden kaynaklanan haklarını kaybettiğini, ekspertiz raporunun da aracın fiziken görülmeyip evrak ve resimler üzerinden hazırlandığını, kaza ile illiyetli gerçek hasar tutarının ve araç pert total olup olmadığının müvekkili şirket tarafından saptanmasının mümkün olmadığını, davalı sigortalının ihbar yükümlülüğüne aykırı davranarak ve değişimi gereken parçaların müvekkili şirket tarafından tedarik edilmesine fırsat vermediğini, araç pert olmadığından aracın parça temininin müvekkili şirket tarafından yapılsaydı uygulanacak iskonto sebebiyle daha ucuza onarılabileceğinin dikkate alınarak tespit yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda tatbik edilen %10 iskontonun çok düşük olup müvekkili şirketin parça tedarik sözleşmesinde yer alan %44,5'in çok altında kaldığını, onarım faturası ibraz edilmediğinden KDV tutarının zarara eklenemeyeceğinden KDV dahil zarar tutarı baz alınarak tazminat miktarı belirlenmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin ekspertiz hizmet bedelinden sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili temerrüde düşmediğinden faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücreti takdiri gerekirken tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından rizikonun gerçekleşme şeklinin kasten veya iyiniyet kurallarına aykırı olarak ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanmadığı, davada makul/standart %10 iskontonun uygulandığı, hasar bedelinin KDV dahil olarak hesaplanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının yaptırmış olduğu ekspertiz giderinden davalı sigortacının sorumlu olup Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında ekspertiz ücretinin yargılama gideri bölümünde değerlendirilmesinin doğru bulunduğu, davalı vekilinin bu hususlardaki itirazlarının reddi gerektiği, davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak, AAÜT’nin 17 nci maddesi gereğince hesaplanan 6.549,48 vekâlet ücretinin 1/5'i oranında vekâlet ücretine karar verilmesi ancak bulunacak miktarın maktu vekâlet ücretin altında kalması nedeniyle karar tarihindeki 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davalının itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.3 bölümünün kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile 44.226,80 TL hasar bedelinin 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 423 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilerek davalıdan alınmasına ve davacı yararına 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı kaza sonucu araçta meydana gelen hasar tazminatı ve ekspertiz ücreti talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.