İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2019/118 Esas, 2021/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2021/1171 Esas, 2021/1235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeter delil ve öldürmeyi gerektirecek husumet bulunmadığına, hatalı kabul ve delil değerlendirmesine, vekalet ücretine ilişkindir.

1.Katılan ile sanık arasında olaydan evvel alacak meselesinden kaynaklı husumet bulunduğu, suç tarihinde sanığın borcunu ödeyeceğinden bahisle katılan ile telefonla iletişime geçerek bir tavuk çiftliğinin arka kısmında bulunan ilçe mezarlığına çağırdığı, katılanın olay yerine gelmesinin ardından hedef gözetmek suretiyle üzerinde bulunan silahla en az 3 defa ateş ederek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda ağır (5) derece kemik kırığı, sürekli işlev zayıflaması ve çehrede sabit iz oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Katılan hayati tehlike geçirmemekle birlikte, yaralanmanın vücudunda kemik kırığına neden olduğu, saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (5 inci) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüzde sabit ize neden olduğu, ayrıca 2 organ açısından organların işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu anlaşılmakla Türk Ceza Kanunu'nun 35 inci maddesi teşebbüs uygulanırken üst cezaya yakın bir ceza tayininin yerine yazılı şekilde eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Katılanın, kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında telefonda sanığa "yavşak" dediğini bildirmesine göre, sanığın cezalandırılmasında asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde yer alan (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2021/1171 Esas, 2021/1235 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe kanun yolu başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.