Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 21.11.2019 tarihli trafik kazasında yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, dava konusu sigortalı aracın daha önce 34 GM 0398 plaka ile tescilli iken satış işlemi sonrası 34 MN 7147 plaka ile tescil edildiğini, kazanın satıştan sonraki 15 gün içerisinde meydana geldiğini, sigorta bitiş tarihinden (satış tarihinden) itibaren 15 gün boyunca sigorta şirketinin sorumluluğu ve yükümlülüğünün devam ettiğini, tazminat ödenmesi hususunda davalı ... şirketine başvuruda bulunulmuş ise de yasal süre içerisinde ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 225.967,39 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kaza tespit tutanağındaki bilgiler ile ZMSS poliçesindeki bilgiler uyuşmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; davanın kabulü ile 225.967,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, raporun yetkili kurumdan alınmadığını, şekil şartlarına uygun olmadığını, kurul teşkilinin sağlanmadığını, iyileşme süresinin gözetilmediğini, müvekkili tarafından alınan medikal mütalaada net hesaplama yapılması için eksik evrakların tamamlanmasının istendiğini, maluliyetin şüpheye mahal vermeyecek derece net olmadığını, dosyanın bilirkişiye sevki ile rapor alınması, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faiz ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeden hüküm verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına halel getirdiğini, ıslaha konu edilen rakam için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, 180.773,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; İtiraz Hakem Heyetince müvekkili aleyhine müterafik kusur indirimi yapılması nedeniyle yapılan indirim oranında aleyhlerine vekalet ücreti hükmedilmesi ve buna bağlı olarak yargılama gideri ve harçlar yönünden aleyhlerine hüküm kurulmasının hatalı olduğu gibi davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, raporun yetkili kurumdan alınmadığını, şekil şartlara uygun olmadığını, kurul teşkilinin sağlanmadığını, iyileşme süresinin gözetilmediğini, müvekkili tarafından alınan medikal mütalaada net hesaplama yapılması için eksik evrakların tamamlanmasının istendiğini, maluliyetin şüpheye mahal vermeyecek derece net olmadığını, dosyanın bilirkişiye sevki ile rapor alınması, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faiz ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini,ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeden hüküm verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına halel getirdiğini, ıslaha konu edilen rakam için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 21.11.2019 tarihli taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 5178 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.
MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi