Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.01.2018 tarihinde davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını, 06.03.2019 tarihinde davacıya 29.519 TL ve 19.06.2020 tarihinde 22.812 TL ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemeler ile davacının maluliyeti arasındaki nispetsizlik giderilmediğinden hak etmiş olduğu tazminatın tahsili amacıyla 08.02.2021 tarihinde sigorta şirketine başvurulmuşsa da bir cevap alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla 40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 20 TL bakım gideri olmak üzere toplam 100 TL 'nin kaza tarihinden itibaren başlayacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 88.809,94 TL 'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketçe toplam 52.322 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan incelemeler neticesinde davacının maluliyet oranının artmadığı tespit edilmiş olup bakiye tazminat talebinin haklı olarak karşılanmadığını, davalının sürekli maluliyet talebine ilişkin davacıya aktüer raporu doğrultusunda ödemede bulunarak poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacıya yapılan tazminat ödemesi neticesinde davalı sigortacının ibra edilmiş olup öncelikle ibranamenin iptali şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, ibranamenin ancak yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek tazminat tutarı ile yapılan ödeme arasında fahiş fark bulunmasıyla ödemenin yetersiz olduğunun tespiti halinde hükümsüz sayılabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taleple bağlılık ilkesi gereğince belirlenen 88.809,94 TL tazminatın 28.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun mevzuata aykırı olduğunu, karara esas teşkil eden maluliyet oranının davacının gerçek zararını yansıtmadığını, tazminat hesaplaması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda progresif rant tekniğine göre hesaplama yapılmasının hatalı olup %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup teminat dışı bulunduğunu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'de belirtilen ücretin 1/5 'i tutarında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, tazminat hesaplamasının Yargıtay içtihatlarına uygun olacak şekilde progresif rant yöntemi kullanılarak yapıldığı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin trafik sigortası teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu hususlara ilişkin itirazlarının reddine; vekalet ücretinin ise, maktu ücretin altında kalmamak üzere tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiği anılan yöne ilişkin itirazın kabulü gerektiği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 4 üncü maddesinin '' Kabul oranına göre, başvuru sahibi için belirlenen tazminata ilişkin olarak yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 5.100 TL. Ücreti vekâletin, sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine,'' olarak düzeltilmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen infazına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ve davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.01.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370,371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,89,90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Dava konusu kaza, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır.

Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında,davalıya sigortalı araç sürücüsünün ''Aksine bir işaret bulunmadıkça trafiği aksatacak ya da tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmek'' kuralını ihlal ettiği, davacı motosiklet sürücüsünün ise ''Aracının hızını aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak'' kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir. Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 28.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu (%75), davacı motosiklet sürücüsünün ise tali kusurlu (%25) oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi raporundaki kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiştir. Özellikle dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre kazanın oluş biçimi dikkate alındığında dosya içerisinde yer alan kusur raporu yetersizdir.

O halde, İtiraz Hakem Heyetince üniversite öğretim üyelerinden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tarafların kusur dağılımına ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.

2 Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.

Somut olayda; eldeki davada kazanın, 28.07.2018 tarihinde meydana geldiği, hükme esas alınan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.03.2020 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği anlaşılmıştır.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) ve bizzat muayene edilerek davaya konu trafik kazası ile davacının varsa maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, mevcut ise oluşan maluliyet oranı da belirtilecek şekilde kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmak suretiyle yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp varsa eksik ödemenin de buna göre hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.