Beraat, idari para cezası
Dairemizin 01.03.2012 tarih 2011/2245 esas 2012/7774 karar sayılı bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17.05.2012 tarih 2012/3-977 sayılı itiraznamesi ile şikayetçi Karasu Orman İşletmesinin Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu 13.11.2008 tarihli dilekçesinde şüpheli hakkında kamu davası açılması ve sonucunda da bilgi verilmesini talep etmiş olmasının CMK'nin 238. maddesi uyarınca katılma isteği niteliğinde olduğu ve orman idaresi vekilinin 14.05.2009 tarihli temyiz dilekçesinde kurumun sıfatını katılan olarak yazılmak suretiyle katılma isteğini kanun yolu başvurusunda da açıkça belirtmiş olduğu, bu şekilde CMK'nin 237/2. maddesindeki koşulun gerçekleştiği ve katılma istemi hususunda Yargıtay tarafından bir karar verilmesi talebini içerdiği anlaşıldığından CMK'nin 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak katılma konusunda karar verilerek, dosyanın esası hakkında inceleme yapılması yerine bu sebepten hükmün bozulmasına karar verilmesinin usul ekonomisine aykırılık oluşturduğu, ikinci olarak sanığa isnad olunan fiilin suç oluşturmayıp, kabahat oluşturduğu anlaşıldığında, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27/7. fıkrasında “Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesi ile idari yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir biçiminde düzenlenmesine göre; sanığın eyleminin kaçak emval nakletme suçunu oluşturmayıp, 6831 sayılı Yasanın 100/2.cümlesindeki kabahat eylemini oluşturduğu tespit edilerek, sanığın kaçak emval nakletmek suçundan CMK'nin 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, sanığın 6831 sayılı Yasanın 100/2.cümlesi gereğince 500 TL idari para cezası ile cezalandırılmasında yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı gibi hükümde de bir karışıklık oluşturmadığı anlaşılmakla Dairenin bu husustaki bozma düşüncesinde isabet görülmediğinin belirtildiği, üçüncü olarak da suça konu emvalin sıklık bakımı yapılan emval olduğu belirlenmekle orman idaresine
bırakılması yerine sanığa iade olunması hususunun bozmayı gerektirdiği, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yedieminde mevcut emvalin orman idaresine bırakılmasına karar verilmesi gerektiği hususları belirtilmek suretiyle Dairemizin bozma ilamının kaldırılarak düzeltilerek onanması talebiyle Yüksek Yargıtay Birinci Başkanlığına dosyanın gönderilmesinden sonra 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 01.03.2012 tarih 2011/2245 esas 2012/7774 sayılı kararının KALDIRILMASI suretiyle yeniden yapılan incelemede;
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
14.05.2009 tarihli hakim havalesi taşıyan dilekçesi ile orman idaresi vekilinin temyiz isteminde bulunması nedeniyle TCK'nin 260/1.maddesine göre suçtan zarar gören orman idaresinin hükmü temyizde hakkı bulunduğu gözetilerek, şikayetçi idare vekilinin katılma niteliğindeki bu talebi ile ilgili olarak CMK'nin 237/2.maddesi hükmü uyarınca şikayetçi orman idaresinin katılan, vekili Av.Ayşegül Gürel'in katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Yedieminde mevcut suça konu emvalin katılan ... idaresi yerine sanığa bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının (3) no.lu bendinde yer alan “ve emvallerin” ibaresinin çıkarılması, “yedieminde mevcut emvalin katılan ... idaresine bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.