2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bilirkişi raporunda suça konu eserlerin 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında belge değeri taşıyan etnoğrafik nitelikte kültür varlıkları olduğunun tereddütsüz şekilde belirtilmesi karşısında; eserlerin Etnoğrafik Nitelikte Kültür Varlıkları Hakkındaki Yönetmeliğin 3. maddesinde belirtilen “Müze koleksiyonlarını tamamlayıcı nitelikte” olup olmadığına ilişkin tespitin yalnızca eserlerin tescil edilmesi konusunda ayrım teşkil ettiği, söz konusu maddede sayılan yurtiçinde alımı, satımı ve devri serbest olan etnoğrafik kültür varlıkları ile aynı prosedüre tabi oldukları, bahsi geçen tespitin sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından tebliğnamede bu yönden bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'ın ölen dedesine ait yıkıntı evde bulduğu, 2863 sayılı Kanun kapsamında, yurtiçinde alımı satımı serbest olan, etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olan 3 adet Osmanlı dönemine ait sikke ile 2863 sayılı Kanun kapsamında girmeyen bir adet kolye ucunu sanık ... ile birlikte, Uşak İlinde kuyumculara göstererek satmak istedikleri, şüpheli hareketleri sonucu eserleri satmadan yakalandıkları, hükme esas alınan bilirkişi raporunda suça konu hicri 1223,1255 ve 1327 yıllarında basılmış Osmanlı dönemine ait sikkelerin 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamına giren, belge değeri taşıyan etnoğrafik nitelikte eserler olduğu belirtilmekle;
2863 sayılı Kanunun 23/a maddesinde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları arasında sayılan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının tümüyle ticarete konu edilemeyeceği, aynı Kanunun 25/1 maddesi uyarınca tasnif ve tescile tabi tutulan korunması gerekli etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarından müzelere alınması gerekli görülmeyenler ile bu nitelikte olup da sahiplerince müzelere satılmak istenmeyen taşınır kültür varlıklarının “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” düzenlenerek sahiplerine iade edileceği, bu şekilde sahiplerine iade olunan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının ticarete konu edilmelerinin mümkün olduğu, ancak bunun için de 2863 sayılı Kanunun 27/2 maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan izin alınması gerektiği, belge ile sahiplerine iade olunan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının ticaretinin izinsiz olarak yapılması halinde 2863 sayılı Kanunun 67/3 maddesinde düzenlenen suçun oluşacağı, başka bir deyişle suça konu eserin etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olmasının, bu varlığın ticaretinin serbestçe yapılabileceği anlamına gelmediği, korunması gerekli taşınır bir kültür varlığının ticarete konu edilebilmesi için öncelikle bunun elde bulundurulma şeklinin kanuna uygun olması gerektiği, bu çerçevede somut olay değerlendirildiğinde, sanık ...'ın dedesinin evinde bulduğu etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olduğu tespit edilen üç adet sikkeyi yetkili kurumlara bildirmediği, “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” sahibi olmadığı, bu eserleri elde bulundurma şeklinin kanuna uygunluk göstermediği, dolayısıyla sanığın, suça konu korunması gerekli taşınır kültür varlıklarının ticaretini yapma hakkını haiz bulunmadığı, bu niteliğiyle sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri eylemin 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesine temas eden kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Ceza Dairesi - E. 2012/20818 - K. 2012/26804
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 12. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2012/20818 |
| Karar No | 2012/26804 |
| Karar Tarihi | 10.12.2012 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
Hüküm
Beraat