Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/638 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
1.12.11.2014 tarihinde müşteki Özçelik İnş. San. Mim. Elk. Tic. A.Ş ve Pelit Yatırım İnş. Turz. Gıda Elek. San. Ve Tic. A.Ş vekili, müşteki şirket vekilleri tarafından piyasada müvekkili olduğu şirketlerin keşideci göründüğü sahte çeklerin piyasaya sürülmüş olabileceğinden bahisle şikayetçi olduğu, ele geçirilen sahte çek olmaması nedeniyle faili meçhul kişiler hakkında soruşturma devam ederken sanık ...'ın iddianameye konu çekle tanık ...ın iş yerine geldiği, passat marka aracı beğendiği, 100.000,00 TL bedelle almak konuusnda anlaştıkları, sanığın ödemenin bir kısmını iddianameye konu çekle yapmayı teklif ettiği, tanığın çekin fotoğrafını çekip bankacı olan ablasına sorduğu, ablasının çekin sahte çek olduğunu söylemesi üzerine çeki kabul etmediği ve sanığa çeki bankaya götürmesini söylediği, sanığın iddianameye konu çeki 02.12.2014 tarihinde bankaya ibraz ettiği, çekin sahte olması nedeniyle iş bankası tarafından sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, birleştirilen soruşturma uyarınca sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istenmiştir.
2. İş Bankası A.Ş.'nin 24.12.2014 tarihli müzekkeresine göre, iddianameye konu çek 02.12.2014 tarihinde sanık tarafından bankaya ibraz edildiğinde, şube tarafından yapılan incelemede çekin sahte olduğu anlaşılmıştır.
3. Grafoloji uzmanı bilirkişinin 27.05.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre, iddianameye konu çek üzerinde bulunan yazılar ve imzaların keşideci şirket yetkileri ... ve ...el ürünü olmadığı, ...'ın ve sanık ...'ın da çek üzerinde imza ve yazısının bulunmadığı, çekin iğfal kabiliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
4. Sanık ..., bu çeki arkadaşı ...in tanıştırdığı Necati isimli kişiden organizasyon işi yapmak karşılığında aldığını, bu çekle araba almak istediğini ancak...'ın çekin sahte olduğunu, bankaya götürmesi gerektiğini söyleyince, üzerindeki cirosunu iptal edip, bankaya gittiğini, ...e ve ...ye ulaşamadığını beyan ederek suçu inkar etmiştir.
5. Tanık Uğur... Yorulmaz, oto alım satım işleri yaptığını, sanık ...'ı daha önceden alış veriş yapması nedeniyle tanıdığını, satılık Passat marka bir aracı beğendiğini, pazarlık yapıp 100.000,00 TL ye anlaştıklarını, karşılığını kısmen nakit kısmen çekle ödemek istediğini, kabul ettiğini, suça konu çekle ilgili yaptığı kısa araştırmada şirketin böyle bir çeki olmadığını öğrenmesi üzerine çeki kabul etmediğini ifade etmiştir.
6. Mahkeme tarafından adli emanette bulunan iddianameye konu çek duruşmaya getirtilerek gözlem yapılmamıştır.
Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek suça konu çekin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazdırılması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen zorunlu unsurların bulunup bulunmadığı ve aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde suça konu çek aslının dosya içerisinde bulundurulması gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.