İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başka suçlarla birlikte tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan 6 yıl 8 ay hapis ve 160,00 Türk lirası adli para cezası ile mahkumiyetine dair karar verilmiştir.

3. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin kanıt bulunmadığına, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, kolluk kuvvetlerinin aldıkları istihbari bilgi neticesinde 10.07.2019 tarihinde Hakkari İli Şemdinli İlçesi Tütünlü Köyü Kelek Tepe mevkiinde yaptıkları araştırmada arazide el yapımı patlayıcı (EYP) düzenekleri buldukları, bu EYP düzenekleri üzerinde yaptırılan kriminal incelemede sanığa ait parmak izinin tespit edildiği, sanığın bu suretle terör örgütünün faaliyeti kapsamında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince, "...suça konu eyp üzerinde sanığa ait parmak izinin bulunmuş olmasından dolayı sanığın üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçunu işlediği her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı kriminal raporu ile tespit edildiğinden cezalandırılmasına, bu suçu sanığın terörle mücadele kanunu kapsamında işlediği sabit olduğundan dolayı artırım uygulanarak..." hüküm kurulmasına karar verilmiş ve sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve "...Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemiş olmasının, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairenin yerleşik uygulamalarında belirtildiği üzere; TCK'nın 58/9. maddesinin örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulamasını getirdiği, ayrıca sanık hakkında uygulanacak infaz rejiminin buna göre belirlenmesini öngördüğü dikkate alınarak anılan maddenin infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüştür." şeklindeki eleştiri ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

1. Dava dosyası içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık müdafiinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin kanıt bulunmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/1315 Esas ve 2020/1279 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.