5237 sayılı TCK'nın 89/4,62,50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Şikayetçi ...’un saat 20: 45 sıralarında motosikleti ile Alanya istikametinden Antalya istikametine seyri sırasında Atatürk caddesi kavşağına geldiğinde sol tarafından kavşağa giren sanığın aracı ile çarpışmaları sonucu şikayetçinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede ve motosiklette yolcu olan katılan ...’un vücudunda kemik kırığı oluşacak derecede yaralandıkları kaza nedeniyle 24.09.2008 tarihinde alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün olayda tamamen kusurlu olduğunun bildirilmiş olmasına rağmen, hükme esas alınan makine mühendisi öğretim üyesi bilirkişinin 17.12.2008 tarihli raporunda sanığın kavşaktan yeşil ışıkta geçip orta refüje geldiği anda seyrine göre yolun sağ tarafından kırmızı ışık ihlali yaparak gelen motosikleti görmesine rağmen geçişe devam etmekle tali kusurlu olduğunu bildirmiş olması karşısında raporlar arasında kusur durumu itibariyle çelişki bulunduğu anlaşıldığından; teknik üniversitelerin konu ile ilgili bölümleri öğretim üyelerinden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanlarından seçilecek bilirkişi heyetinden kusur durumuna ilişkin rapor aldırılması sonrası sanığın hukukî durumunun tespit ve tayini yerine eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.