Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Dairemizin 15.03.2012 tarih 2011/3262 esas 2012/10016 karar sayılı bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14.05.2012 tarih 2009/260239 sayılı itiraznamesi ile CMK'nin 260. maddesinde kanun yoluna başvurma hakkına sahip kimselerin Cumhuriyet savcısı,şüpheli,sanık ve katılan sıfatı almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar olarak sayıldığından bahisle müşteki orman idaresinin davaya katılma talebinde bulunduğu ve sanık hakkında verilen beraat kararını suçun sübutuna yönelik olarak temyiz ettiği belirtilmek suretiyle Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak katılma talebi hususunda karar verilmesi ve esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması talebiyle Yüksek Yargıtay Birinci Başkanlığına dosyanın gönderilmesinden sonra 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;

1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 15.03.2012 tarih 2011/3262 esas 2012/10016 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Anayasanın 40/2, CMK'nin 34/2 ve 232/6. madde ve fıkraları uyarınca gerek 26.05.2009 tarihli kararda, gerekse 04.06.2009 tarihli Ek kararda temyize başvuru şeklinin gösterilmemesi CMK'nin 40/2. maddesine göre eski hale getirme nedeni sayılacağından katılan temsilcisinin 18.06.2009 tarihli temyiz dilekçesi geçerli kabul edilmiştir.
18.06.2009 tarihli hakim havalesi taşıyan dilekçesi ile orman idaresi temsilcisinin temyiz isteminde bulunması nedeniyle TCK'nin 260/1. maddesine göre suçtan zarar gören orman idaresinin hükmü temyizde hakkı bulunduğu gözetilerek, şikayetçi idare temsilcinin katılma niteliğindeki bu talebi ile ilgili olarak CMK'nin 237/2. maddesi hükmü uyarınca şikayetçi orman idaresinin katılan, temsilcisi ...'ın katılan temsilcisi olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,

Sanık hakkında beraat kararı verilmesine göre,yedieminde mevcut suça konu emvalin istirdadı kabil olmak üzere katılan idareye bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK'nin 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasına “yedieminde mevcut suça konu emvalin istirdadı kabil olmak üzere katılan idareye bırakılmasına” bendinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.