SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 25.04.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

2. Konya 14.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/1207 Esas, 2015/1489 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 17.09.2015 tarihinde işlediği, basit yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 17.11.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.

3. Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2016/187 Esas, 2016/275 Karar sayılı kararı ile Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/167 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; özel belgede sahtecilik suçu yönünden eylemin 5809 sayılı Kanun'a aykırılık muhalefet suçu oluşturduğu, bu suç yönünden kararın bozulmasına ilişkindir.

1. İhbar eden dosyanın Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/1207 Esas ve 2015/1489 Karar sayılı ilamı olduğu, bu dosyada sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 86 ıncı maddenin ikinci fıkrasındaki suçlardan yargılama yapıldığı, yargılama neticesinde sanığın basit tehdit suçundan beraatine, 5237 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. İhbar eden dosyada karar tarihinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, dolayısıyla basit yaralama suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma koşulları ortadan kalktığından uzlaşmanın mümkün hale geldiği, UYAP ortamından yapılan incelemede ihbar eden dosyada uzlaştırma işlemlerinin yapılmadığının anlaşılması karşısında; mahkemesinden söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak uzlaşmanın sağlanması halinde sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca ilamların bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması sebebiyle verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2016/187 Esas, 2016/275 Karar sayılı karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.