TCK'nın 289/1, son cümlesi, 52/2. maddesi uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Hükme esas alınan, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2008/7478 esas sayılı dosyasının asıl ya da onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde dosyaya konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda failin muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş malı teslim amacına uygun olarak muhafaza ve istenildiğinde iade yükümlülüğünün bulunduğu, cezalandırılabilecek eylemin tipe uygun hukuka aykırı bir eylem olması gerektiği;
Somut olayda, sanığa yediemin olarak 2 adet jeneratörün teslim edildiği, muhafaza haczinde fabrikanın boşaltılmış olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın aşamalardaki savunmalarında işten ayrıldığını, malların halen mevcut olduğunu ileri sürmüş bulunduğu da gözetilerek savunmanın doğruluğunun tespiti bakımından mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olup olmadığı araştırılıp belirlendikten sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-) Kabule göre de;
a) Sanığın yediemin olarak kendisine teslim olunan malın sahibi olması nedeniyle, muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan verilen temel cezada TCK'nın 289. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile indirim yapılması gerekirken, arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Tayin olunan 3 ay hapis cezasında 1/2 oranında yapılan arttırım sonucunda TCK'nın 61. maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen "Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir" şeklindeki hükme aykırı olarak netice cezanın 4 ay 15 gün yerine "4,5 ay" olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.