Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının fazla ..., bayram tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle İş K. m 24/II kapsamında iş sözleşmesini feshettiğini, davacı işçinin şoför olarak çalıştığını, haftanın 6 günü 8.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, haftada 2 gün Avrupa Yakasına gittiği için dönüş yasağı nedeniyle 22.00’a kadar çalıştığını, bir ayda 6 gün gemi geldiği dönemde yük taşıma işinin 24 saat sürdüğünü, dini bayram günleri dışındaki resmi tatil ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, Temmuz-2013 dönemi aylık ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla ... ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının, 16.07.2013 tarihinde haklı bir neden olmadan iş sözleşmesini feshettiğini, davacı işçinin son aylık net ücretinin 1.000,00 TL olduğunu, haftanın 5 günü 8.30-18.00 saatleri arasında çalıştığını, davacı işçi şoför olarak çalıştığı için fazla ... yapmadığını, bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, ücretlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, davacı bilirkişi raporu ile alacaklarının tespit edilmesi üzerine 18.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini arttırmış, Mahkemece davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı gerekçesiyle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, yapılan ıslahın geçersizliğine karar verilmiştir.
Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup alacak belirlendikten sonra HMK'nın 107/2.maddesine göre talep arttırım veya ıslah yöntemiyle dava değerinin belirlenen miktarlara yükseltilmesi mümkündür. Bunun için dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına gerek yoktur. Mahkemece dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığı gerekçesiyle ıslaha değer verilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Diğer taraftan belirsiz alacak davasının bir türü olan kısmi eda, külli tespit talepli davalarda, faiz başlangıcının kısmi dava esaslarıyla aynı olması nedeniyle dava dilekçesi ile istenilen miktar için dava, ıslah ile attırılan miktar için ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gözden kaçırılmamalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.