Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kayden 02/10/2003 doğumlu olup suç tarihinde 10 yaşının içinde olan mağdurenin velileri ... ve ...'ın duruşmada sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurenin yaşı nedeniyle tayin edilen vekilin kamu davalarına katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafiinin çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyizi nedeniyle yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; yapılan duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizi nedeniyle yapılan incelemede ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre sanığın, olay günü adres gösterme bahanesiyle mağdurenin arabasına binmesini sağladıktan sonra atılı istismar eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın, hürriyetten yoksun kılma suçunu hile ile işlediği ve eyleminin TCK nun 109/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde TCK nun 109/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sanığın aldığı sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak şartıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. ve 326 maddeleri gereğince BOZULMASINA, 10.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.