HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, idari para cezası, işgal edilen arazi
ve meyve fidanlarının müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebebi; suça konu yerin orman olduğunu bilmediğine ilişkindir.

Orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, sanığın kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunan bilirkişiye göre 1.047 m2 araziyi toprağın verim gücünden faydalanmak maksadıyla açtığının tespit edilmesi üzerine hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 91/1-2,93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman ve fen bilirkişisi raporlarında, suça konu işgal edilen arazide bulunan ağaççıkların kesilerek açma yapıldığı ve bahse konu yerin tutanak tarihinden önce orman

kadastrosu kesinleşerek orman olarak tespit edildiği belirtilmiştir.
Sanık savunmasında; suça konu yerin orman olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

A.Sanık Hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91/5. Maddesi Uyarınca Kabahat Nedeniyle Verilen İdari Para Cezası Yönünden
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanığın itirazı bakımından yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişisi raporuna göre, suça konu yerde ağaççık kesilerek açma yapıldığının anlaşılması karşısında; 6831 sayılı Kanun'un 91/5. maddesi kapsamındaki eylem nedeniyle uygulanan idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı üç yıllık soruşturma zamanaşımının itiraz tarihi itibarıyla dolduğu anlaşılmıştır.

B.Sanık Hakkında İşgal ve Faydalanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanığın suça konu arazinin orman olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, tutanak tarihinden önce suça konu yerde orman tahdit sınırının kesinleştiği nazara alınıp sanığın bu hususu bilmemesinin mümkün olmadığı kabul edilerek savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/7. maddesi gereği sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği hâlde infazı kısıtlayacak şekilde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,

2.İnfazı kabil olmayacak biçimde işgal edilen arazinin müsaderesine karar verildiği gibi suça konu yerde bulunan meyve ağaçlarının da 5237 sayılı Kanun'un 54/4 yerine 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

A.Sanık Hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91/5. Maddesi Uyarınca Kabahat Nedeniyle Verilen İdari Para Cezası Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın itirazı yerinde görüldüğünden 5236 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince itirazın kabulüne, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığa İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

B.Sanık Hakkında İşgal ve Faydalanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ertelemeye ilişkin 10.

fıkrasında bulunan "cezanın" ibaresinin sonra gelmek üzere "kısmen veya" ibaresinin eklenmesi, müsadereye ilişkin 13. fıkrasında bulunan "taşınmaz ile" ibaresinin çıkartılması ve aynı fıkrada bulunan "TCK. 54" ibaresi çıkartılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 54/4" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.